Haber Detayı
28 Nisan 2011 - Perşembe 16:25 Bu haber 2071 kez okundu
 
PKK’LI OLMAYALIM
Terör örgütü PKK yine hainliğini yaptı ve 12 askerimizi şehit etti. Onlarca askerimiz ile sivilimizi yaraladı ve 8 askerimizi de kaçırdı. PKK nen bu eylemleri ile ona olan kin ve nefret
Daha da arttı.
Arşiv Haberi


Bu tepkinin neticesinde insanlarımız sokaklara taştı. Gündüz meydanlarda akşamları ise



Cadde ve sokaklarda yaya olarak ve arabalarla ellerimizde Türk bayrakları ile PKK’yı ve ona



Destek veren herkesi protesto ettik ve etmeye de devam ediyoruz. Fakat özellikle Büyükşehirler ve bazı İç Anadolu şehirlerimizde bu tepkinin provokatörler tarafından DTP ve Kürt kökenli vatandaşlarımıza yönlendirilmeye çalışıldığı bir Türk-Kürt çatışması çıkarmak için çabalar olduğu görülmekte. Gerek hükümet gerek Genelkurmay insanlarımızı bu provokatörlere uymamaları konusunda uyarmakta. Gözümüzü açık tutmalı ve bu oyunlara gelmemeliyiz.



         Yıllardır PKK ve terörü sorunu ülkemizde var. PKK’nın bir ERMENİ örgütü olduğunu büyüklerimiz bize hep söylerler. Ermeniler kim ABD ve Avrupa ülkelerinin aynı Rumlar gibi



Türkiye’ye karşı kullandığı kuklalar. PKK yıllardır biz Kürtlerin hakkını savunuyoruz Kürtler



İçin bu kadar kan döküyoruz dese dahi halkımız bu yalana inanmadı ve PKK’nın varlık nedenini kimlerin güdümünde olduğunu ve amacını anladı. Fakat son zamanlarda işin boyutu biraz daha değişti. Irak’taki huzursuzluk ortamından sonra özellikle kuzeydeki Talabani ve Barzani yönetimleri aracılığı ile Kürtler Ermeni ve Rum’lar gibi kukla olarak Türkiye’ye karşı Kuzey Irak’tan kullanılmaya çalışıldı. Bu nedenle PKK ile aynı safa geçen bu iki aşiret ve peşmerge lideri ikili hatta 3 lü oynamaya başladı. Teknoloji çağında olduğumuzdan herkes bunların oyunlarının farkında. ABD’yi kurabileceklerine inandıkları bir Kürt devleti için kullanmaya çalışıyor ve bu yüzden o avuntu ile onun kuklalığını yapıyorlar. Oysa ABD kendisi açık açık destek olsa dahi böyle bir durumun imkânsız olduğunu zaten biliyor. ABD de onlar aracılığı ile hem Türkiye ve orta doğudaki diğer ülkelere yeni bir cephe açmış oluyor hem de PKK gibi diğer maşalarını silahlandırıyor. ABD sadece Türkiye’nin hızlı gelişmesini yavaşlatmak beklide durdurmak istiyor. Kendisine bağımlı kalmamızı istiyor. Talabani ve Barzani ABD ye bu konuda yardım ediyor. Hem Irak’ın kontrolünde ona yardım ediyor. Hem de gizlice PKK ya ve PJAK ‘a ulaşması gereken silah ve para desteğini onlara ulaştırıyor. Kuzey Irak’a düzenlenecek bir operasyonda PKK ile aynı ağzı kullanarak Türkiye’nin Güneydoğusundaki Kürtleri kendi yanlarına çekmeyi istiyorlar. Halkın PKK’ya inanmadığının farkındalar ama birçok Kürt Güneydoğu’da onların gerçek yüzünü bilmiyor ve



Bu propagandalara kanabilecek bir kafa yapısına sahip. Tüm çabaları K.Irak’a düzenlenecek harekâtın K.Irak’taki Kürtlere karşı düzenlendiğini göstermeye çalışmak. Hem dünyaya hem de Türkiye’deki Kürtlere bu mesajı vermeye çalışıyorlar.



     Durum böyleyken biz PKK’nın siyasi kolu gibi çalışan DTP den başlayarak bir saldırı hareketi başlatsak her DTP binası bayrağı ve üyesine saldırılarda bulunsak provakötörler aracılığı ile bu iş Kürt mahallelerine, Kürt şehirlerine ve Kürt kökenli olan herkese karşı yönelse sonrasında işin içine silahlar dahi girse ve karşılıklı bir çatışma ortamı olsa ne olur?



Böyle bir durumdan en çok Türkiye düşmanları sevinir. Barzani, Talabani ve PKK sevinir. Böylece tüm dünyaya Türkler Kürtlere karşı saldırılar yapıyor Türkiye’de Kürtlere karşı saldırılar var demeye başlarlar .Bu şekilde yaptıkları terörü aklarlar ve biz haklıyken haksız duruma düşmüş oluruz.Böyle bir durum PKK ya hizmet etmek demektir. Bizim tepkilerimiz ve söylemlerimiz kesinlikle şiddet, ayrılık ve saldırı olmamalı. Eğer böyle davranırsak PKK ve amaçlarına hizmet etmiş oluruz yani hepimiz bu şekilde davranan herkes PKK lı olmuş olur. Türk ordusu, Türk milleti, Türk devleti güçlüdür. Devlet kurumları iş başındadır ve ne yaptığını bilecek bilgi ve tecrübeye sahiptir. Bir operasyon gerekirse yaparlar ve ne şekilde yapılması gerektiğine de onlar karar verirler.



   Şimdi diyeceksiniz ki orduda hükümette hala bir şey yapmadı niye bekliyorlar neden bir şey yapmıyorlar?   Düşmanı yok etmenin en etkin silahı onu kendi silahı ile yok etmek ona karşı kendi silahlarını kullanmaktır. Kurtuluş savaşı sırasında 30 Ağustos zaferinin gerçekleşmesinde kaçan Yunan askerilerinin bıraktığı silah ve cephane ile erzak ile zaferi kazandık. Akıllıca düşünelim Türkiye ne yapmak istiyor PKK ile mücadele konusunda dünya kamuoyunun gözleri önünde operasyonu yapmak istemediğini söylüyor. Bunun önlenmesinin de tek yolunun K.Irak Kürt yönetimi ile ABD’nin işbirliğini şart koşuyor ya siz bir askeri harekât yapın ve teröristleri etkisiz hale getirin üst yönetimini bize verin ya da ortak bir operasyon yapalım hiçbirini yapmayacaksanız çekilin önümüzden gerekeni biz yapalım. Hedef olarak da direkt PKK’yı gösteriyor. Olasılıkları düşünelim eğer birlikte bir operasyon düzenlenirse Barzani ve Talabani’nin Türkiye ve K.Irak’taki Kürtleri mazlum düşürme Türk-Kürt çatışması çıkartma planları suya düşer tabi PKK’nın da. Bir bakıma ABD’nin de suya düşer. ABD Irak’tan çekildikten sonra yerine bekçilik edecek birini istiyor ki oda ya Peşmergeler ya da Türkiye. Barzani ve Talabani Türkiye ile kesinlikle ortak bir harekât istemediğinden ve Türkiye’yi hiçbir şekilde K.Irakta görmek istemediğinden, Türklerle yan yana çalıştıkları izlenimi vermediklerinden bu seçeneğe onay vermiyorlar. Bu onlar için Kürt devleti idealinin son bulması ve diğer bu yönde amacı olan Kürt aşiretlerinin ve PKK destekçisi Kürtlerin tepkisini çeker. ABD’de bu nedenle bu seçeneği eliyor. Sadece Barzani ve Talabani harekât düzenlese bu seferde başarı şansları çok az darbe vursalar bile başlarına PKK yine bela olur. Sonuçta alamazlar zaten. Yine Kürt devleti hayalleri yok olur. ABD ise tek başına harekât düzenlerse Kürtleri ve PKK’yı maşa olarak kullanma seçeneğini elemiş demektir. Irak’a Türkiye’yi sokma amacını da. ABD’nin istediği Türkiye’nin Irak’a girmesi girdikten sonra Barzani ve Talabani ile çatışmaz ise Irak bataklığını Barzani, Talabani ve Türkiye’ye bırakıp kendisi oturduğu yerden yaptığı petrol anlaşmaları nedeni ile Irak’ı sömürmek.



     Peki, Türkiye K.Irak’a girer peşmergeler ABD ‘yi dinlemeyip bizimle çatışırsa ne olacak?



O zamanda Kürtleri bir kenara itip ABD bir süre bizimle söz savaşı yaptıktan sonra uzlaşma adına bizimle anlaşacaklar. Bu seçeneği aslında biz her zaman düşünmeli ve çıkarımıza kullanmalıyız. Irak’a bu yöntemle girebileceğimizi her zaman aklımızda bulundurmalı ve devletimize yardım etmeliyiz. Düşmanlarımızı unutmamalı ve onların istediği şekilde hareket



Etmemeliyiz. Türk-Kürt kavgası çıkartmaya alkanlara izin vermemeliyiz. Devletimize, milletimize ve ordumuza güvenmeliyiz. PKK protestolarını, ordumuza desteğimizi sürdürmeli ama provakötörlere uymadan sürdürmeliyiz. Hatta provoke etmeye kalkanlara engel olmalı onların aslında PKK’lı yâda dış güçlerin maşası olabileceğini hep aklımızda tutmalıyız. Türk-Kürt kardeştir ayrım yapan kalleştir.

Kaynak: (İHA) - İhlas Haber Ajansı Editör: Hakan Yakın
 
Etiketler: arsiv
Yorumlar
BİNGÖL Egazete
Yazarlar
Önemli Haberler
Anketler
Belediye'ye devredilen askeri alana ne yapılsın ?
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
Arşiv