Haber Detayı
09 Mart 2018 - Cuma 10:20 Bu haber 2672 kez okundu
 
Öncü deprem değil
Kadir Sütçü, “Bingöl’de meydana gelen küçük depremler büyük depremin habercisi değil”
Haberi


Deprem Tahmin İstasyonu yöneticisi Kadir Şütçü, Bingöl’de meydana gelen 20’nin üzerinden artçı depremin büyük deprem ile ilgisi var mı? Bölgede büyük deprem bekleniyor mu? Hava sıcaklıkları ve meteorolojik olayların depreme etkisi nedir? Depremin meydana gelişini nasıl anlarız? diye sördük.

 

2003 – 2018 Yılları arasında Ocak-Şubat-Mart aylarında  Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü (KRDAE) Bölgesel Deprem – Tsunami İzleme ve Değerlendirme Merkezi (BDTİM) sitesindeki 3.0 büyüklüğüne eşit ve üstünde olan deprem sayıları hakkında araştırma yaptığını söyleyen Sütçü,

 

Yeteri kadar depremler olmadığı ve deprem fırtınası gerçekleşmediğinden dolayı Türkiye ve 1940 rakımda olan Karlıova ‘ya her yıl yağan kar bu yıl yağmadı. Ayrıca İstanbul’a Ocak ve Şubat aylarında hiç kar yağmadı.

Bu tabloya ve 1999 yılından itibaren Atmosfer-Biyosfer-Hidrosfer-Litosfer ile ilgili olarak aile ekip çalışmalarımızdaki gözlem ve deneylerimizin istatistik modellemesi sonucunda oluşan modele göre;  Depremler çoğaldıkça hava sıcaklığı mevsim normallerinin altına düşüyor. Depremler azaldıkça hava sıcaklığı mevsim normallerinin üzerine çıkıyor.

Bu duruma göre “Bir Yıl Boyunca Yeterince Depremler Olmazsa…”
Kış mevsimi zamanında başlamıyor ve özelliği görülmüyor. İlkbahar mevsimi erken başlıyor ve yeteri kadar yağış olmuyor. Yaz mevsimi uzun oluyor. Sonbahar mevsimi zamanında başlamıyor ve yeteri kadar yağış olmuyor

DEPREMLER VE METEOROLOJİK OLAYLAR

Şubat ayının son günlerindeki hava sıcaklığını mevsim normallerinin altına düşüren ve 1 Mart 2018 tarihinden itibaren İstanbul ve çevresinde meydana gelen kar yağışıyla Türkiye’nin doğusuna doğru hareket ederek hava sıcaklığını mevsim normallerinin altına düşüren deprem fırtınasını beklemekteydik.

Böylece İspanya – İran arasındaki Küresel Hava Tahmin Sistemini (GFS) oluşturan depremler 2 Mart itibariyle meydana gelmeye başladı ve devam ediyor. Meydana gelecek depremler GFS’yi oluşturduğu gibi bazen meydana gelen depremlerden sonrada meteorolojik olaylar meydana geldiği için yapılan bazı hava tahminlerini bozar ve tutturmaz.

MEYDANA GELEN DEPREMLER  BİNGÖL’DE MEYDANA GELECEK BÜYÜK BİR DEPREMİN ÖNCÜSÜ MÜDÜR?

Küresel Hava Tahmin Sistemindeki (GFS) uydu görüntülerinden elde ettiğimiz Sütçü Bulutlarına göre öncü olduğuna dair 8 ve 9 Mart 2018 tarihlerinde bir kayıt bulunmamaktadır. 10 Mart 2018 tarihinden itibaren yeni bir GFS oluşacaktır. 10 Mart 2018 tarihi itibariyle tekrar bir değerlendirme yapacağız.

BÜYÜK BİR DEPREMİ NASIL ANLARIZ

Büyük bir deprem öncesi toprakta yaşayan bütün canlılar sıra dışı davranış gösterirler. Gökyüzünde değişiklikler görülür. En önemlisi ise cam gibi bir hava ve yıldızlar parlak ve yere doğru yaklaşmış şekilde görülürse dikkat etmek lazım. Termal sularının da kimyasında değişiklikler olur. Bazen de metan gazı çıkar. Toprak yanar.

100 DEPREM ÜLKEMİZDE HERGÜN OLUYORSA 
YILDA BİR DEPREMİ OLAN ÜLKENİN 
YASASI İLE YÖNETİLMEK BİLGİDE BAĞIMSIZLIK DEĞİLDİR.

Eksik bilgi bağımlılığından kurtulmak, inceleme ve araştırmaya önem vermek ile başlar. Medya soru sormasını bilmiyorsa, bağımlılık devam eder. İngiltere'de yılda bir deprem olur. Türkiye'de bir günde 100 deprem olur. Bir günde meydana gelen 100 depremin atmosfere etkisinin olup olmadığını incelemeden araştırmadan makalesini yazmadan yorumlamak ve yapılan yorumada herkesin inanması gerekir denilmesi bilimsellik değildir. Bilgisizlik, cahillik ve acizliktir.

Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi Müdürü Prof. Dr. Haluk Özener, "1766, 1894 tarihlerinde Marmara'da büyük depremler olmuş. Burası tarihte birçok depreme maruz kalmış, burada bir enerji birikiyor. Bir gün mutlaka olacak, bundan kaçışımız yok. Marmara'da 1900'lerden sonra 4'ten büyük depremler var ama 7'lik bir deprem İzmit'ten başka görmüyoruz." dedi.
Özener, üniversitenin "Açık Ders" etkinliği kapsamında Bağlarbaşı Kongre ve Kültür Merkezi'nde düzenlenen "Deprem: Bildiklerimiz, Bilemediklerimiz" başlıklı programda konuştu.
Kandilli Rasathanesi'nin tarihçesini anlatarak konuşmasına başlayan Özener, Sultan Abdüllaziz tarafından 1868 yılında kurulan rasathanenin bu yıl 150. kuruluş yıl dönümünü kutlandığını söyledi.
Prof. Dr. Özener, depremle ilgili ilk kayıtların 1881'de Japonya tarafından tutulmaya başlandığını, 1895 yılında iki adet sismometre alınması ile Osmanlı'nın da kayıt tutmaya başladığını aktardı.
Kandilli Rasathanesi'nin teknolojisinin 2002'den sonra hızla geliştiğini vurgulayan Özener, şunları kaydetti:
"1999 yılına kadar tüm Türkiye'de 30 tane deprem istasyonumuz vardı. 99'dan sonra çok geliştik. Bugün 223 istasyona ulaştık ve bu sayı yıl sonunda 230'u bulacak. Eskiden manuel olan algılama sistemlerimiz vardı. Artık bütün istasyonlardan gelen uydu, GSM ve ethernet hattından gelen dijital verileri alabiliyoruz. Deprem algılama kapasitemiz çok gelişti. Küçük depremleri bile yakalama şansımız var. Mesela Marmara Denizi'nin içinde Japon ortaklığı ile deniz tabanına kurmuş olduğumuz sismometre cihazları ile 0,2 büyüklüğündeki depremleri bile yakalayabiliyoruz."
"DOĞAL OLARAK AB SINIRILARI İÇİNE GİRMİŞ OLACAĞIZ"
Prof. Dr. Özener, "Kuzey Anadolu Fay Hattı'nın Anadolu plakası batıya doğru yılda 2.5 cm civarında hareket ediyor. Bu hareketten dolayı bir enerji birikiyor. Bu enerji doyuma ulaştığında deprem olarak ortaya çıkıyor. Bu hareket olmasaydı deprem olmayacaktı. Hareketin Ege'de 3.5 cm'ye doğru yaklaştığını görüyoruz. Uzun yıllar sonra jeolojik olarak, biz görmeyeceğiz ama çok uğraştığımız Avrupa Birliği'ne girme şansını elde edeceğiz. Çünkü, Türkiye, Yunanistan'a yapışacak. Arada Ege Denizi kalmayacak. Doğal olarak AB sınırları içine girmiş olacağız." diye konuştu.
Rasathanenin 2017'de Türkiye genelinde toplam 34 bin 134 deprem kaydettiğini söyleyen Özener, bunun günde 100 deprem olması anlamına geldiğini hatırlattı. Tutulan deprem istatistiklerine göre Türkiye'de ortalama her 6,5 yılda bir 7 ve üzeri, 18 ayda bir 6 ile 7 arası büyüklüğünde, 50 günde bir 5 ile 5,9 büyüklüğünde, her gün ise 3'ten büyük depremlerin olduğunu açıkladı.
"OLASI BİR MARMARA DEPREMİNDEN KAÇIŞ YOK"
İstanbul'u etkileyecek büyük bir depremin 1900'lü yıllardan bu yana yaşanmadığını ve bunun önemli bir veri olduğunu söyleyen Özener, "1766, 1894, tarihlerinde Marmara'da büyük depremeler olmuş. Burası tarihte bir çok depreme maruz kalmış, burada bir enerji birikiyor. Bir gün mutlaka olacak, bundan kaçışımız yok. Marmara'da 1900'lerden sonra 4'ten büyük depremler var ama 7'lik bir deprem İzmit'ten başka görmüyoruz." ifadelerini kullandı.
Prof. Dr. Özener, Marmara Denizi içinden geçen fay hattı ile ilgili bilim adamlarının farklı görüşlerinin olduğunu hatırlatarak, "Hangi fay modeline göre, neresi kırılacak? konusunda çok fazla bilinmeyen var." dedi.
İstanbul'da deprem erken uyarı sisteminin bulunduğunu ancak bunun yanlış anlaşıldığını dile getiren Özener, şunları kaydetti:
"İstanbul deprem erken uyarı sistemimiz' var. Marmara Denizi içinde 10 tane istasyonumuz var. İki deprem arasında, ortalama 5 saniye yıkıcı dalga arasında fark var. Bu sayede ikinci yıkıcı depremi ortalama 5 saniye önceden tespit edebiliyoruz. Bu bilgiyi de İGDAŞ gibi Marmaray gibi acil durumlarda tedbir alınması gereken otomasyon sistemlerine iletebiliyoruz. Yıkıcı bir depremin hasarlarının azaltılmasını sağlıyor. Depremin şiddetli olacağı yerleri AKOM ve AFAD'a ileterek yardım ekiplerinin nereye yönlendirilmesi gerektiğini tespit ediyoruz."
"KÖPRÜLER DEPREME KARŞI KONTROL ALTINDA"
15 Temmuz Şehitler ve Fatih Sultan Mehmet köprülerinin depreme uygun yapıldığını ve depreme karşı takip edildiğini söyleyen Özener, "Bu yapılar, enstitümüzün 'Yapı Sağlığı İzleme Kurulu' tarafından farklı tekniklerle izleniyor. Herhangi bir probleme yol açacak bir tehlike olaması halinde müdahale ediliyor. Belli aralıklarla halatlar değiştiriliyor. Bu tarz önlemler alınıyor." şeklinde konuştu.
Özener, Türkiye'nin bir deprem ülkesi olduğu gerçeğine vurgu yaparak, "Deprem gerçeğine göre yaşayacağız. Depremin zamanını bilemiyoruz. Depreme hazır olacağız. Ancak 1999'da yaşanan depremin ardından vatandaşlarımız, eskiye göre daha hazır, çünkü eskiye göre daha bilinçli binaların deprem yönetmeliğine uygun olup olmadığına bakıyor. " dedi.
Olası bir Marmara depremine karşı kentsel dönüşüm çalışmalarının önemine değinen Özener, şunları söyledi: "Kentsel dönüşüm bina bazlı değil ilçe bazlı olmalı. Tamamen bir bütün olarak ele alınıp gerekiyorsa kötü zeminli, depreme dayanıksız yerleri terk edip, transfer alanları oluşturup oralarda yapılar yapılmalı. Belirli bölgeleri boş bırakmamızda fayda var."
Prof. Dr. Özener, depreme karşı yapılacakların afet eğitimi altında müfredata konulmasının önemli olduğunu sözlerine ekledi.

 

 

Kaynak: Editör:
 
Etiketler: Öncü, deprem, değil,
Haber Videosu
Yorumlar
BİNGÖL Egazete
Yazarlar
Önemli Haberler
Anketler
Belediye'ye devredilen askeri alana ne yapılsın ?
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Medipol Başakşehir
30
0
2
3
9
14
2
Kasımpaşa
26
0
4
2
8
14
3
Antalyaspor
26
0
5
2
8
15
4
Beşiktaş
25
0
4
4
7
15
5
Yeni Malatyaspor
25
0
4
4
7
15
6
Trabzonspor
25
0
4
4
7
15
7
Galatasaray
25
0
4
4
7
15
8
Atiker Konyaspor
21
0
4
6
5
15
9
Sivasspor
21
0
4
6
5
15
10
MKE Ankaragücü
20
0
6
2
6
14
11
Bursaspor
19
0
4
7
4
15
12
Göztepe
18
0
9
0
6
15
13
Akhisarspor
16
0
7
4
4
15
14
Alanyaspor
16
0
9
1
5
15
15
BB Erzurumspor
14
0
7
5
3
15
16
Fenerbahçe
14
0
7
5
3
15
17
Kayserispor
12
0
8
3
3
14
18
Çaykur Rizespor
11
0
6
8
1
15
Arşiv