TURİZM POTANSİYELİ DEĞERLENDİRİLMELİ!
Haber
30 Temmuz 2021 - Cuma 18:44 Bu haber 978 kez okundu
 
TURİZM POTANSİYELİ DEĞERLENDİRİLMELİ!
Kayak turizmi, kaplıca turizmi, doğa ve tarih gezilerinin yapılabileceği potansiyele sahip olduğu belirtildi.
- Haberi
TURİZM POTANSİYELİ DEĞERLENDİRİLMELİ!

Atatürk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Bölümünden Pınar Şendikçi ve Bingöl Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Bölümünden Ersin Karakaya tarafından hazırlanan “Bingöl İlinin Turizm Potansiyeli Kapsamında Kaplıca Turizmi Örneği ve Macaristan Karşılaştırması” başlıklı çalışmaları, Uluslararası Güncel Turizm Araştırmaları Dergisinde yayınlandı.

Çalışmada, Bingöl turizminin gelişebileceği alanlar, cazibe merkezleri olabilecek yerler araştırıldı, yapılması gereken hizmetler değerlendirildi.

“TURİZM FAALİYETLERİNİN GELİŞTİRİLMESİ BÖLGEYE OLUMLU ETKİ YAPAR”

Yöre halkıyla görüşülerek hazırlanan çalışmada, “Katılımcılara, Bingöl’ün kırsal turizm potansiyeli ile ilgili düşünceleri ve Bingöl’de turizm faaliyetlerinin gelişmesinin yöreye olumlu etki yapıp yapmama durumuna ait sorular sorulduğunda; yaklaşık 98 oranında olumlu etki edeceğine dair cevaplar alınmıştır. Bu kadar yüksek bir oranda olumlu cevap gelmesi yöre halkının turizm ile ilgili yatırımlar konusunda beklenti içinde olduğunu da göstermektedir. Bireylerin 46.5’i Bingöl ili ve ilçelerinde turizmin geliştirilmesinde yöresel kültürü tanıtma ve sağlık ve termal turizm alanlarının daha uygun olacağını ifade etmiştir. Bununla birlikte bireylerin 37.2’si doğal hayatı tanıma amaçlı geziler alanının, 34.9’u festivallere yönelik etkinliklerin daha uygun olduğunu düşünmektedir. Ankete katılanların neredeyse tamamının Bingöl’de turizmin geliştirilebileceği inancının tam olduğu bu konuda ise derneklerin sivil toplum kuruluşlarının ve belediyenin faaliyetlerini arttırması gerektiğini ifade ettikleri belirlenmiştir” denildi.

BİNGÖL’ÜN CAZİBE MERKEZİ NERESİ?

Çalışmada, şu ifadelere yer verildi: “Katılımcılara Bingöl ili için cazibe merkezinin neresi olduğu sorulduğunda, kayak ve kaplıcalar birbirine çok yakın oranda olmak üzere toplamda 75 gibi bir yüzde de turistlerin gelme sebepleri olarak kabul edildiği görülmüştür.

Ayrıca katılımcılara yörenin turizm gelirinin artışı için hangi konuda gelişim sizin için daha öncelikli olacak şeklinde bir soru yöneltildiğinde hem festivaller hem de kaplıcaların 50 üstündeki yüzdelerle ilk sıralarda olduğu görülmüştür.

Yapılan yüz yüze mülakatlar ile yöre halkı için öncelikli konunun kaplıcalar olduğu görülmüştür. Birçok ülkede ve ülkemizde jeotermal enerji sadece turizm amaçlı değil aynı zamanda ısınma, sera ısıtması gibi konularda da kullanıldığından, jeotermal kaynaklarının geliştirilmesi bölgenin ekonomisinde ciddi tasarruflarda sağlayacaktır.”

SONUÇ VE ÖNERİLER

Çalışmada, Bingöl’de turizmin geliştirilmesi için şu önerilerde bulunuldu:

“Kaplıca turizmi, dört mevsim turizme olanak sağlayan bir turizm türü olduğundan uygulanabilirliği daha yüksek kabul edilmektedir.

Kaplıca yani termal turizmin aşağıdaki faydaları sağladığı söylenebilir:

-Tesislerde yüksek doluluk oranı sağlar

-İstihdamı arttırır.

-Diğer alternatif turizm türleri ile beraber rahatlıkla kullanılabilir ve turistik aktivitelerin çeşitlenmesini sağlar. Böylece çapraz pazarlama olanakları sunar.

-Kür merkezi olanaklarına sahip tesisler maliyetlerini çabuk karşılar ve karlı işletmelerdir.

-Türkiye’de termal turizm; Kültür ve Turizm Bakanlığı, ilgili turizm kuruluşları ve üniversitelerden tarafından turizm ürünü çeşitlendirmesi ve mevsimselliğin azaltılması yönünde üzerinde çalışılan yeni bir konsept konumundadır.

Ülkemizde de 2023 turizm hedefleri içinde yer alan termal diğer adıyla kaplıca turizm geliştirilmesi yönünde çalışmalar yapılması hedeflenmektedir. Bu kapsamda Bingöl’de halihazırda olan Kös Kaplıcaları hem geliştirilerek hem de bölgedeki diğer turizm alanlarıyla eşleştirilerek daha fazla turistin bölgeye gelmesi sağlanabilir. Bingöl ilinde kayak merkezi, rafting, kano, yüzen adalar ve tarih turizmini destekleyen birçok destinasyon vardır. Ayrıca yapılacak festivaller, ulusal ve uluslararası etkinliklerde Bingöl ilinin cazibe merkezlerinin tanıtılmasında ciddi katkı sağlayacaktır. Ancak kaplıca turizmi özelinde Bingöl ilinde yer alan üniversitede kaplıca turizmi için ara eleman istihdamı konusunda eğitim veya yaşam boyu eğitim merkezlerinde yapılacak kurslarla istihdam arttırılmasına katkı sağlanabilir. Ayrıca tıp fakültesi ve fizik tedavi konulu bölümlerde kaplıca turizmine yönelik uzmanlık eğitimleri verilebilir. Turizm için olmazsa olmaz olan kaliteli hizmet anlayışı içinde ilgili kalite belgelerinin alınarak; bu tür tesislerin standartlar kapsamında hizmet sunması sağlanabilir. Bunun yanında kaplıcalara sadece turizm açısından bakmak dışında, enerji tasarrufu açısından da bakılabilir. Ayrıca tarım alanında kaplıca sularının jeotermal açıdan kullanılması sağlanarak sera üzerine çalışmalarda yapılabilir. İncelediğimiz Macaristan turizm politikasında en çok gelişimi sağlayan destinasyonların merkezi olarak yönetilmesi olmuştur. 2000’li yıllarda başlatılmış olan UNDP (Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı) ile yapılan Doğu Anadolu turizm koridor projelerinde olduğu gibi sadece Bingöl değil etrafındaki şehirlerde eklenerek turizm destinasyon programları oluşturulabilir. Böylece ulaşım olanakları da ihtiyaç haline getirile bilinir. Bingöl ilinin gelişmekte olan bölgeler arasında yer almasını da dikkate alarak yöre halkının gelir artışı ve istihdam imkanları içinde turizm önemli bir paya sahip olabilir. Bingöl ili kayak turizminin, kaplıca turizminin, doğal güzellikler ve tarih gezilerinin yapılabileceği çok yönlü turistik faaliyetlere ev sahipliği yapabilecek potansiyele sahip bir bölgedir. Ayrıca Macaristan örneğinde de gördüğümüz gibi turizm tesislerinde yapılacak kalite çalışmaları ve standartlaştırma süreci de yurtdışı turistin ilgisini bölgeye çekebilecek bir faktör olabilir. Bingöl gibi kırsal nüfusun büyükşehirlere ve sanayileşen bölgelere göç ettiği, istihdamın az olduğu şehirlerde kırsal nüfusu daha çok sürece dahil eden turizm faaliyetlerine yönelmek, bölgenin gelişimi içinde çok etkili olabilir. Kaplıca turizm özelinde ele alırsak, jeotermal enerjiyle tarım ve hayvancılık ürünleri üretiminde maliyetin düşürülmesi sağlanabilir. Sonuç olarak; son yıllarda cari açık seviyesini azaltmak için en önemli araçlardan biri olarak kabul edilen turizm gelirleri sürecine sürdürülebilir kırsal turizmi ekleyerek, göçlerin engellenmesi, doğal ürünlerin pazarlamaya eklenmesiyle kırsal nüfusa ek gelir sağlanmış olacaktır. Ayrıca, pandemi ile birlikte her alanda yaşanan dijitalleşme turizm içinde birçok kanaldan pazarlama yapılabilmesi olarak yansımıştır. Böylece dünyanın her yerine kolaylıkla ulaşılan bir turizm pazarı oluşturulmuştur. Bu pazarın alıcılarına sosyal medya hesaplarından bile ulaşılabilen bir yapıda Bingöl gibi çok yönlü turizm yapılabilecek bölgelerin tanıtımı çok daha kolaylaşmıştır. Bingöl gibi ciddi göç veren bölgelerde, özellikle kırsal nüfusu geri getirmek için bölgeye en çabuk ve en verimli istihdam sağlama yollarından biri turizmdir. Hem genç nüfusun çalışabileceği hem de agroturizm şeklinde kırsal nüfusun daha etin olduğu turizm istihdam modelleri bölgenin daha hızlı kalkınmasına destek olabilir. Ayrıca Mezopotamya gibi dünyanın en verimli topraklarına yakın bir bölgede olan Bingöl tarih turizmi içinde elverişli bir rota haline getirilebilir. Bingöl sahip olduğu yüzen ada, şelale vb gibi tabii güzellikleri de içine alan bir turizm pazarlama stratejisi kaplıca turizminin tanıtımı içinde ciddi bir destek olabilir. Bingöl ve genel olarak kaplıca turizminde sadece termal açıdan değil, ilgili bölgelerin diğer turizm potansiyellerini de hatta komşu şehirleri de içine alan rotalarla daha fazla turiste ulaşılması sağlanabilir. Kaplıca turizmi için en önemli destek, mevcut olan ara personel sıkıntısının çözülmesi için yapılacak eğitim stratejileri olabilir.”

Kaynak: Editör:
Etiketler: TURİZM, POTANSİYELİ, DEĞERLENDİRİLMELİ!,
Yorumlar
Haber Yazılımı