Dilipak ve Kurtʹtan Eğitim Bir-Senʹe ziyaret
Doğu Anadolu Bölgesi Akil Adamlar Heyetiʹnden olan Abdurrahman Dilipak ve Abdurrahman Kurt, Eğitim Bir-Sen Bingöl Şubesiʹni ziyaret ettiler.
359 defa okunmuş - 11 Mayıs 2013 - Cumartesi 08:10
Doğu Anadolu Bölgesi Akil Adamlar Heyeti’nden olan Dilipak ve Kurt, Eğitim Bir-Sen Bingöl Şubesi’ne ziyarette bulunarak, çözüm süreci ile ilgili görüşme yaptılar. Ziyarette Bingöl’de faaliyet gösteren STK başkan ve yöneticileri de hazır bulundu. Eğitim Bir-Sen Şube Başkanı Yunus Kava, çözüm sürecinde barışı en fazla isteyen tarafın Memur-Sen olacağını, çözüm için taşın altına sadece ellerini değil tüm gövdelerini de koyduklarını dile getirerek, akil insanların süreçte oynadıkları önemli ve zor süreçte yanlarında olacaklarını söyledi.
Kürt Sorunun çözüm sürecinde gelinen noktanın önemli olduğunu bu sürecin heba edileme lüksü ve tahammülünün olmadığını söyleyen Abdurrahman Dilipak: “Barış’ta hayat olduğu için İslam dininin önceliği “önce barış”tır. Barış gerçek zaferdir. Kazanmak isteyen ilk önce barışa koşsun. Allah’ın davet ettiği evrensel barış yurdu bu çabalarla kurulabilir. Barışa giden yolda bir Müslüman olarak elimizden geleni yapmak zorundayız. Sonuçta zafer ve yenilgiye Allah karar verecektir. Allah barış adına mücadele edenleri cennetini vaat eder. İslam dünyası ve özelde Anadolu coğrafyası için kardeş kavgası her zaman birinci tehdit algısı olarak telakki edilmiştir. Hiçbir dönem kardeş kavgasının kazananı olmadı. Sünnnettullah gereği olmayacağı kanaatindeyiz. Ve savaş sürdükçe, ölüm sürdükçe, ortak hafızaya kan, kin, intikam düşer, yeniden kardeşlik hukukuyla birlikte yaşama kararlılığındayız. Egemenlerin abi kardeş hukukunu değil her yönüyle eşit iki kardeş olmak istiyoruz” dedi.
Basının çözüm sürecinde neden iyi sınav veremediğine ilişkin bir soru üzerine Dilipak, andıç davasındaki belgelerden yararlanılabilir gazeteci sayısının fişlenen gazetecilerin on katı olmasının doğal sonucu olduğunu dile getirdi.
Roboski’nin toplum hafızasında derin bir yara açtığını ifade eden Abdurrahman Kurt ise: “Hem ulusal hem de uluslararası güçlerce tertip edilen bir tuzaktı. Bunun hükümeti zor durumda bırakmak için yapılan bir komplo olduğunu düşünüyorum” diye konuştu.
Sağ üst butonu tıklayarak geri dönebilirsiniz...