Seçimden sonra 4 altın yıl yaşayacağız
Başbakan Yardımcısı Cevdet Yılmaz, ‘’ 1 Kasım'dan sonra çok daha olumlu bir döneme gireceğiz, 2019 yılına kadar 4 altın yıl geçireceğiz’’ dedi.
517 defa okunmuş - 12 Ekim 2015 - Pazartesi 09:13

Yılmaz, Peru'nun başkenti Lima'da gerçekleşen IMF-Dünya Bankası Yıllık Toplantıları ve G20 Görüşmelerine katıldı.

Piyasalarda belirsizlik ve riskler arttı

Yılmaz, verimli geçen toplantılarda dünya ekonomisinin son durumunu da gözden geçirdiklerini dile getirdi, "Burada da 3 başlık ön plana çıkıyor. Birincisi Fed'in normalleşme süreci, ikincisi Çin'in büyüme hızındaki düşüş, üçüncüsü de petrol başta olmak üzere emtia fiyatlarındaki gerileme ve bunların gelişmekte olan ülkelere etkileri" değerlendirmesini yaptı.

Bu gelişmeleri, toplantılarda detaylı bir şekilde ele aldıklarını ve üye ülkelerin nasıl cevap vermesi gerektiğini de tartıştıklarını anlatan Yılmaz, sözlerine şöyle devam etti:

"Küresel büyüme yeterli ve dengeli değil. IMF de bu ay yaptığı değerlendirmelerde küresel büyüme beklentilerini aşağı yönlü revize etti. Bu revizede Çin'in etkisi yüksek tabi. Geçmişte 2 haneli büyüyen Çin'in artık yüzde 6-7 civarında büyüyeceği anlaşılıyor. Buna ilaveten, gelişmekte olan ülkelerde, özellikle de emtia ihracatçısı ülkelerde olumsuzluklar var. Dolayısıyla, piyasalarda belirsizliğin ve risklerin artığı bir dönemden geçiyoruz".

Yılmaz, bu noktada, G20 gibi platformların öneminin belirsizlik ve risklerin arttığı bu dönemlerde daha da arttığını vurgularken, kasım ayında Antalya'da yapılacak zirvenin bütün bu yaşananlar nedeniyle çok daha kritik hale geldiğini dile getirdi.

G20'nin dünyaya güçlü bir politika diyaloğu ve işbirliği arzusu olduğunu göstermesi gerektiğini düşünen Yılmaz, "Bunu dünyaya göstermemiz, bu ortamda eskisinden daha da önemli hale gelmiş durumda ve bunu Türkiye'nin başkanlığında iyi bir şekilde yapıyoruz" dedi.

Seçimden sonra 4 altın yıl yaşayacağız

Yılmaz, Türkiye'nin uzun bir süredir sürekli seçim sürecinde olduğunu anımsatırken, peş peşe sandığa gidilmesinin gündemi farklılaştırdığını, Meclis'in çalışmasını olumsuz etkilediğini ve reformların bu nedenlerle istenen hızda gerçekleştirilemediğini söyledi.

Ancak, bu durumun kasımda yapılacak seçimlerden sonra değişeceği öngörüsünde bulunan Yılmaz, "1 Kasım'dan sonra çok daha olumlu bir döneme gireceğiz, çünkü 2019 yılına kadar ne bir yerel seçim, ne bir genel seçim var, ne de cumhurbaşkanlığı seçimi var. Dolayısıyla, kasım seçimlerinden sonra 4 altın yıl yaşayacağız. Türkiye'ye reformlar için büyük fırsat penceresi açılıyor. İnşallah, kasım seçimlerinden sonra reformlara çok hız vereceğimizi herkes görecek" dedi.

Yılmaz, ayrıca son 12 yılda alt orta gelir grubundan, üst orta gelir grubuna atlayan Türkiye'nin, bu reformlar sayesinde yüksek gelir grubuna geçebileceğine işaret ederken, siyasi istikrarın da ekonominin geleceğinde kritik rol oynayacağını vurguladı.

Dünyanın mültecilere desteği devede kulak

Lima'da aralarında İsveç, Almanya ve Irak maliye bakanlarının da yer aldığı birçok yetkiliyle ikili görüşmeler de gerçekleştirdiğini bildiren Yılmaz, bu temaslarda Türkiye'deki Suriyeli mülteciler konusunu ele alıp almadıklarının sorulması üzerine, bu konunun geçtiğimiz ay yapılan Birleşmiş Milletler Kalkınma Zirvesi'nin en önemli gündemini oluşturduğunu belirterek, şunları kaydetti:

"Mülteci meselesi bütün insanlığın meselesidir. Türkiye'nin ikili görüşmelerinde de çok ağırlıklı olarak ön plana çıktı. Tabii, Türkiye büyük bir fedakarlık yapıyor. Fakat, maalesef gelişmiş ülkelerden bugüne kadar pek destek göremedik. Türkiye'de 2 milyondan fazla Suriyeli mülteci var, Irak'tan gelen mülteci sayısı da 300 bin civarında. Türkiye, bütün bunların yükünü bugüne kadar uluslararası camiadan doğru düzgün destek almadan çok şükür kaldırdı. Türkiye bir taraftan da yeni çareler arıyor. Ancak, işin bir şekilde Suriye'de çözülmesi lazım. Suriye krizi, bitmediği sürece köklü bir çözüm bulmak zor. Ama, diğer taraftan da Avrupa başta olmak üzere dünyanın bu konuya daha fazla ilgi göstermesi ve destek olması gerekiyor. Biz de her ortamda bunu gündeme getiriyoruz".

Başbakan Yardımcısı Yılmaz, buna karşın Türkiye'nin bu güne kadar mültecilere yönelik olarak sadece 400 milyon dolar destek aldığını, ancak en az 7-8 milyar dolar harcadığını belirtirken, sözlerini "Dolayısıyla, uluslararası camianın, Türkiye'deki mültecilere yönelik desteği, devede kulak kalıyor" diyerek tamamladı.

Sağ üst butonu tıklayarak geri dönebilirsiniz...