Akşam Baskısı Bingöl’den yayınlandı
Ülke TV’de Gazeteci Mehmet Acet’in sunduğu Akşam Baskısı programı Bingöl’den canlı yayınlandı.
762 defa okunmuş - 15 Ekim 2015 - Perşembe 08:45

Acet’in konuğu olan Başbakan Yardımcısı Cevdet Yılmaz gündeme ilişkin soruları yanıtladı. Bingöl’de nasıl bir durum var sorusu üzerine Yılmaz şunları söyledi; Bingöl aslında kabuk değiştiren bir il, hızlı bir şekilde büyüyen bir il ve yatırımlarla, yeni alanlarla kendisini hep ileriye taşıyan bir il, son 13 yılda da gerçekten önemli mesafeler aldı Bingöl. Yalnız bu son dönemlerde kendi içinde huzuru olsa da kırsal alanda yaşanan hadiseler veya bölgenin genelinde yaşanan hadiselerin olumsuz yansımalarıyla Bingöl de elbette bu yaşananlardan olumsuz etkileniyor, ama en az etkilenen illerden biri olduğunu da söyleyebilirim, yani Bingöl nispeten huzurunu koruyan bir il.

Bu aralar en büyük beklenti tabii huzur, yani bu bütün bölge için, bütün Türkiye için belki geçerli, Bingöl için de geçerli, en fazla insanların istediği huzur. Huzurumuz olsun, bir kuru ekmeğimiz olsun diyenler de var, yani bırakın ekonomiyi, diğer her şeyi, yeter ki huzur olsun diyen birçok insan var gerçekten. Huzur olmadan hiçbir şey olmuyor, hiçbir şeyin anlamı kalmıyor. Dolayısıyla huzur en büyük talep, en büyük arzu, bizim de en büyük arzumuz doğrusu Hükümet olarak. Ve ben Bingöl’de doğrusu şunu görüyorum: Geçmişten gelen bir örfümüz var bizim, bunu da kaybetmememiz lazım, aynı masa etrafında, ben gençken hatırlıyorum, Bingöl’de üniversite öğrencisiyken geldiğimizde yaz tatillerinde, başka zamanlarda, bir HDP’li, bir AK Partili, bir MHP’li, bir CHP’li aynı masada oturup konuşma kültürü olan bir şehir Bingöl. Bunun bir miktar zayıfladığını görüyorum ve beni en fazla üzen hadiselerden bir tanesi bu açıkçası. Keşke bu örfümüzü daha güçlü bir şekilde koruyabilsek. Çünkü biz her şeyden önce bu toprakların insanıyız, görüşümüz şu olur, bu olur, şu partiye o veririz, bu partiye oy veririz, ama biz her şeyden önce bu toprakların insanıyız ve birbirimize kardeş olarak bakmamız lazım. Aynı toprağı, aynı kaderi, aynı vatanı paylaşan insanlar olarak birbirimize bu gözle bakmamız lazım. Diğer taraftan, tabii ki insan olarak bakmayı becerebilmemiz lazım. Bırakın başka hususları, birçok ortak kültürel manevi değerimizi bir kenara koyalım, insan olarak konuşabilmemiz lazım, oturabilmemiz lazım, farklılıklar içinde birliği yakalayabilmemiz lazım; bunların ben zayıfladığını ben görüyorum. Burada da aşırı ideolojilerin ben ciddi etkilerini görüyorum. Bu din kaynaklı yapılıyor olabilir, mezhep kaynaklı olabilir, etnik kaynaklı olabilir, ideolojik olabilir, siyasi ideolojiler, sert ideolojiler maalesef kültürü de dejenere ediyor. Bir taziyeyi bile mesela siyasi bir ortamı dönüştürebiliyor, bir sevinç anını, bir düğünü siyasi bir ortamı dönüştürebiliyor, örfü, edebi tahrip edebiliyor. En fazla üzüldüğüm hususlardan biri benim bu doğrusu. Bizim bunları korumamız lazım, örfümüzü, kültürümüzü, edebimizi korumamız lazım. Son mesajım şu: Seçimler huzur ve güven içinde olsun, hiç kimsenin kimseye en küçük bir baskı uygulamadığı, hiçbir şiddet hadisesinin olmadığı bir ortamda halkımız aklıyla ve vicdanıyla neyi hayırlı görüyorsa gitsin o yönde oyunu kullansın, rahat bir şekilde oyunu kullansın ve bunun sonucunda çıkacak olan tablo neyse hepimiz ona saygı duyalım ve gereğini yapalım.

Milli irade, toplumun kararı en doğru karardır diye inanıyorum ben. Dar çevrelerin, güç odaklarının, derin yapıların manipülasyonları değil, halkın kararı, halkın iradesi neyse bizim o yönde Türkiye’nin geleceğini inşa etmemiz gerekir.

Şimdiden 1 Kasım seçimlerinin ülkemiz için, demokrasimiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Bu seçimlerin ülkemizin huzuru için, barışı için, istikrarı için, demokratikleşmesi ve kalkınması için hayırlara vesile olmasını diliyorum’’ dedi.

Sağ üst butonu tıklayarak geri dönebilirsiniz...