Yazı Detayı
02 Ağustos 2015 - Pazar 16:18 Bu yazı 1474 kez okundu
 
BENDEKİ NOTLAR -1-
Yusuf ALİOĞLU
aburtaskiray@gmail.com
 
 

Kızılcık çiçeklerinin sağa sola nazlı pozlar verip romantik kavisler çizdiği zamanlar mıydı başımın üstünde sükut vadisine yiyecekler taşıdığım günler?

 

Kesme taşlarla örülü şehir sokaklarında ‘buz gibi limonata’ diye çığırdığım anlar mıydı gökkuşağının sentetikleşip fıtratına ihanet etmediği saatler?

 

Güneşin doğuşundaki eylem yüklü heyecan, dağların ardından katır ve eşeklerle mahallelere akan köylülerin sattığı taze yayık ayranları ve yaban armutları mıydı?

 

Çerçi arabalarına takılıp bir sokaktan diğerine evlerin gölgesine tünediğimiz yıllarda zaman sahiden akıyor muydu? Kadınların tezgahtaki kumaşları bir o yana bir bu yana savurmaları ve renklerden kırmızıya tutkuyla kilitlenmeleri modernitenin ne yanına düşerdi? Üç tekerlekli tabla arabası yamuk yumuk yollarda bir Harut’a bir Marut’a çarpar mıydı? Çerşibaşı ile kıyasıya pazarlık yapan kilolu teyze tarihten hangi şahsiyete hayat öpücükleri yolluyordu? Bozuk para avına çıkan çocuklar hangi renklerden yoksun bir tablonun gölgeleriydi? Elektrikler düzenli olarak kesilir miydi?

 

Gri tüylü kediciğime köpek tasması niyetine taktığım sarı benekli kirli patiska yıldızlarla buluşur muydu? Beyaz örtüler altında kutsal kitaba yoğunlaşmış annem afet konutunun biriket bahçe duvarından kendisini hayranlıkla izlediğimi bilecek miydi? Bilse dahi diğer annelerden kaç gömlek üstün tuttuğumu boz bulanık kenar mahalle sularına vişne çürüğü tadında söyleyecek miydi? Taşkın derelerde anne sırtındaki çocukların papuçları gürül gürül sulara kapılıp maveraya akacak mıydı? Kafka yazıları inanç şıngırtıları ile çocuk alnımda devrim mevzileri açar mıydı?

 

Akşamları bitmeyen sinema keyfinden dolayı babamdan önce azar işitir sonra hafif tertip dayaklar yer miydim? Sinema önünde ay çekirdeği satan çocukların ‘eğlence, eğlenmeyen gence’ tekerlemelerini çaktırmadan ezberler miydim? İki film birden başlıklı afişlerin altında bilet parası yetiştirmeye çalışan gençlerin sigara tüttüren dudaklarından dökülen küfür yüklü cümleleri uzaklaşarak ayıplar mıydım? Sinema çalışanlarını, sahneden koridora, yanı başımıza akmış jönler olarak hayranlıkla izler miydim? Her duygusal sahneye Şeref dağlarından süzülmüş bir çift serin gözyaşı ile eşlik eder miydim? İyi adamın yumruklarında enerji kütlesi olur maddeye darbeler indirir miydim? Film her kesildiğinde  ‘makinist’ diye başlayan ıslıklar ve hakaretleri varoluşsal estetik adına asla ahlaklıca bulmaz mıydım? İki film arası zamanda duman altı sohbetleri, ön sıralara akan sidik kokularını, yukarıdan aşağıya yuvarlandıkça takır tukur homurdayan cam şişeleri ve sıralar arasında koşuşturan yaramaz çocukları herhangi bir kıta, uzak bir ülke ya da ışınları yeryüzüne zayıfça düşen bir  tayyare gibi yabancı bulur muydum? Film bittiğinde, zulamda çalınmış roller ve ezberlenmiş replikler ile hayata akar mıydım?

 

Dilenciler gökten bir ışık suretinde babamın işyerine dolar mıydı? Başları göğe eren Çolig havarilerine İsa’nın sofrası açılır mıydı? İşitmeyen, görmeyen ve yürüyemeyen konuklara başka evrenlerden bir yansıma gibi bakar mıydım? Görememek nasıl bir ışıksızlık, duyamamak nasıl bir sükut ve yürüyememek nasıl bir eylemsizlik deltası diye zihnimde resimler çizerek konuşma balonlarına yazılar döker miydim? Neden en fazla Hamal seyfettin’i severdim? Un torbaları taşıyan sırtından yüzüne ekmeğin sükun yüklü çizgileri mi yansımıştı? Şiş göbekli İbo evlerin yanı başında yemekler yer ve motor sesi mi çıkarırdı? Deli Kemal kaldırım uçlarında elinde nohut eklenmiş pilav tabağı ile akan trafiğe, değişen zamana, yabancılaşan insana, yitirilen değerlere protest duruşlar sergiler de jeopolitik pozlar mı verirdi?

 

Caddenin karşısında duran esnaf dükkanları yan yana dizilmiş süreyya yıldızları gibi miydi? Her yıldız köyden kente akmış birer karakterin yeryüzü temsilcisi miydi? Zabıtalar lacivert kıyafetleri ve koltuk altındaki çantaları ile reisin dublörü mü idiler? Pos bıyıklı, mavi gömlekli ‘siyasal amca’ bana da bir gün ‘merhaba’ der miydi?

 

Bakkala, manava sebze-meyve taşıyan iki tekerlekli el arabalarından sarkan yeşillikler neden hep diriliş muştuları gibi zihnime enerji yüklerdi? Etraf doğal bir film seti miydi? Adam Smith’in görünmez eli toplumun yönetmeni miydi? İş yerlerinde ve kaldırım üstünde çay sohbetleri  egzoz dumanları ile karışır mıydı? Belediye aracı yolları suladığında apar topar sandalyeler içeri alınır mıydı? Karşı komşu çaya çağrıldığında Zaza ısrarının önsözü yazılır mıydı? Çıraklar bedenlerine sığmayan mikro organizmalar gibi hayalden gerçeğe bir lineer tarih okuması yapar mıydı?

 

Babam göremediğim uzaklara gider miydi? Giderken avunmam için avucuma harçlık tıngırtıları yükler miydi? Su atan tabancam oldu mu? Sıcak su doldurup düşman mevzilerine apansız saldırılarım tarihe not düşüldü mü?

 

İlk öğretmenim Şerife Hanım gözbebeklerimden ıslak ve ürkek duygusallığımı ilk bakışta anladı mı? Zeki çocukları sınıf başkanı mı yaparlardı? Yanlarına bir de sınıfın en cici kızını yardımcı mı seçerlerdi? Okul müdürü yokken telefon sesine herkesin döndüğü kişi başkan mı olurdu? Koşar adımlarla telefonu kaldıran yedi yaşındaki kara gözlü çocuk, soluk soluğa ve çiçeklerden ödünç bir sesle ‘aloo’ der miydi? Siyah  önlükler ve sol göğüsteki kırmızı kurdelalar ümmilikten sıyrılmak mıydı? Teneffüs aralarında gök taşları ile süslenmiş bir bahçede arkaik ilençlerle sınıflar arası kartopu kavgalarına karışır mıydı? Bir suç makinesi olmamak için nefsine yedi kez istiğfar duaları okur, minik bedenine kargışlanmamış elleri ile üfler miydi? İştah kabartan beyaz tebeşirler her daim kutsal kitaba eğilmiş ak saçlı hademe amcalardan mı istenirdi?

 

Kravat bağlamayı bilmeyen baba ve oğul sabahın erken saatlerinde bir lise talebesine ricada bulunurlar mıydı? Göz nezlesinden bir türlü kurtulamayan çocuk tek başına Bahçelievler’den yürüyerek üç katlı afet konutlarını aşıp Kültür kavşağına yakın okuluna merhaba der miydi? Başka diyarların alfabesi ile ‘Amigo’ diyen resim öğretmeni Sevinç Tanrıverdi’yi unutur muydu? Beyaz gömleği üzerindeki sarı süveteri ile sınıftan ayrılırken de ‘selamun aleykum’ diyen güneş tenli adamları anlar mıydı? ‘İnşallah, maşallah yok; bu maçı alacağız’ diyen beden eğitimi öğretmenini katı materyalist ve seküler duruşun Çewlik semalarından tek katlı barakanın çatlamış beton zeminine düşen sanrıları olarak kavrar mıydı?

 

Okul müdürü uzun uzun Ali ve Muaviye kavgasından ne diye söz ederdi? Çöl neden bir türlü olumlu bir imgeleme dönüşmezdi? Orta üç talebesi neden Ali için özel duygular beslerdi? Harçlığını neden Ali taraftarları için harcar, uçurtmasına neden Düldül adını verirdi?

 

Medreseler iki zaman arasına sıkışmış garip varlıklar gibi miydi? Nasara-yansuru kulağa hoş gelse de aklın muhafızları neden ‘hoş geldin’ demezlerdi? Bazı fakiler boşuna mı yer kaplardı ulu hocalarımın yanı başında? Bazı kitaplar boşuna mı yazılmış, bazı fetvalar boşuna mı verilmişti? Alan denilen kavram, seyda’nın sakallarından tel tel uzaya mı akıyordu? Cinler müzakere fasıllarından kaçar mıydı? Ayetler birilerinden çekinir miydi? Ölüler zamandan çalar mıydı? Terliksiz başlar ulu orta tenkit edilir, ‘tiz, terlik başa’ denir miydi? Ufkun sınırlarını şekilciliğin haramileri işgal etmiş miydi? Minik okullarda, okuma yazma bilmeyen kocaman hüday-ı nabit vakalar kahkaha krizleri yaratır mıydı?

 

Simsiyah bir kumaşta sim parıltıları gibi ince ve serin geceler olur muydu? Rüzgar, ekmek ve su gibi bir yerlerimize sokulur muydu? Dikdörtgen damlarda sevgiye paralel yer yatakları, yün yataklarda koyun koyuna dizilmiş uykunun mahmur gözlü çocukları masallar için gönüllü taşıyıcılar olur muydu? ‘Padişahın yedi kızı’ diyerek başlayan bitimsiz hikayeler zihin rahminde patlamalar yapar da ıssız mekanları leylak kokulu çardaklara dönüştürür müydü? Gece mi bize yoksa biz mi geceye akardık? Çocuksu tebessüm kayan yıldızlar için miydi? Iskalayan çengeller evrende şaşkınca dolaşır ve yüzüme mi çarpardı? Çok sonraları buna bumerang mı derdim? Köylünün serüveni ilginç miydi? Köy meydanı delikanlı atışmalarından başka bir şey miydi? Tandır ekmeğine sürülmüş kaymak lezzeti, sürünün ardı sıra tozlu ve tezek kokulu patikalarda bir ayrıcalık mıydı? Başından akan kanları, yırtık gömleği ve arkası mavi iplikle dikilmiş kara lastikli yorgun köylü karakola hızlıca giderken, devlet, toplum ve hukuk düşler ülkesinde soyut bir imgelem gibi miydi? 

 

Yalancı bayramlar ve yalandan insanlarla dolu bir matine miydi Aşağı Çarşı sahası? Hacı Hıdır Camii eteklerine tutunmuş yetmişli yılların bol paçalı çekirgeleri hayranlıkla mı izlerdi gösterileri? Ringo böyle bir festival gününde mi kaldırım taşına yaslanarak göz yummuştu hayata? Şiddet bir hayat tarzı ise anneler çocuklarını okuldan almalı değil miydi? Töb-Der kurşunlanıyorsa öğretmenler öğrencileri ile sıraların altına yüzüstü uzanmalı değil miydi? Kurşun sesleri müzik dersleri için repertuar zenginleştiren kara siyasa katkıları olabilir miydi? Mozart, sobanın yanına kurulmuş ve kucağında bağlaması ile ilkokul beşinci sınıf türkülerine eşlik eden uzun favorili misafir öğretmen miydi?

 

Şehrin kapılarını mı tutmuşlardı? Kapılarda gencecik adamlar yeşil zamandan bir korkuluk silüeti miydiler? Uzun demir parçalarına askı olmuş esmer boyunlardan ‘yasak’ sütunları mı yapmışlardı bir gecede? Herkül, gece ve gündüz arasına girerek güçlü kolları ile ikisini birbirinden uzak mı tutuyordu? Emekçiler ve diğer bıyıklı ağabeyler zaman parantezinden aşağı mı düşmüşlerdi? Eylül’den bir takvim yaprağı mı çalınmıştı? Babalar neden işe gidemezdi? Çocuklar haki kıtalar arasına karışmış uygun adım çalışması ile militer oyunlar mı oynardı? 

 

 
Etiketler: BENDEKİ, NOTLAR, -1-,
Yorumlar
Diğer Yazılar
ŞİİRİN GÜNCESİ -7- 'SULTAN'
BAUMAN’IN ‘AKIŞKAN DÜNYA’SI
Kaç Engerek soyundan, Sığın Aydınlığın Rabbine
ZAMANA DÜŞEN BİLİNÇ SAHNELERİ
FİKRETMENİN KARAKTERİ
ŞİİRİN GÜNCESİ -6- ‘SÜRGÜN ÜLKEDEN BAŞKENTLER BAŞKENTİNE’
BENDEKİ NOTLAR -8-
KARANLIĞIN KÜLTÜRÜ
MÜNACAT
KARTEZYEN BİLİMDEN SİSTEMLER YAKLAŞIMINA
YAŞAMIN ANLAMINA DAİR BİR GÜZELLEME
AKIL, DÜŞÜNME VE BİLGİ
NE YAPMALI?
Aytmatov’dan Bir Nefes: ‘Gün Olur Asra Bedel’
'İslam Deklarasyonu': Yeniden İman Çağrısı
Medya ve Yeni Bir Dil Sorumluluğu
ŞİİRİN GÜNCESİ -5- ‘SEMUD’
POST MODERN TÜKENİŞ
BAŞKALARININ AŞKIYLA BAŞLIYOR HAYATIMIZ
Kir Tortuları
YIKIN EFENDİLER YIKIN!..
1950-60 ARASINDA BİNGÖL’DE SİYASAL HAYAT
Şiirin Güncesi -4- 'ÇAĞDAŞLAR İÇİN'
BENDEKİ NOTLAR -7-
Akif Emre ve 'Göstergeler'
Çok Partili Hayat ve İlk Muhalefet: Milli Kalkınma Partisi
ŞİİRİN GÜNCESİ -3- ‘SUYU ANDIK VE ÇOCUKLAR SUYA GİRDİ’
İHTİLAF VE TEFRİKA KARŞISINDA BİLGELİK
İNSANA DAİR -1-
BENDEKİ NOTLAR -6-
ŞİİRİN GÜNCESİ -2- ‘KARDEŞİME MEKTUP’
BENDEKİ NOTLAR -5-
RUHUN ‘ÖZGÜR’ HALİ
ŞİİR’İN GÜNCESİ -1- ‘GECE’
BATI DÜŞÜNCESİNİN KIRILMA ANLARI
SCHOPENHAUER AYNASINDA FATMA ALİYE SURETİ
DÜŞÜNMEK KADAR ASİL
KARTEZYEN DİNDARLIK
BENDEKİ NOTLAR -4-
SEYYİD KUTUB YORGUNLUĞU (MU?)
YARGI DEĞİL İSTİKAMET
MUHATAPLARA BEYANIMDIR İNSAN KALBİYLE DÜŞÜNÜR
BENDEKİ NOTLAR -3-
SÖYLE MARGOS NERELİSEN?
SELAM OLSUN ÜÇÜNCÜ YOLA
SİSTEM VE UYGULAYICILAR
YERLERİN ÖĞRETMENİ, GÖKLERİN ÖĞRENCİSİ: ALİYA
EVRENSEL OLAN NEDİR/KİMDİR?
VARLIK, AKIL, ADALET, EYLEM, SÜKUN VE RÜCU
Hüznün Zaman Sarkacı: Eylül
BENDEKİ NOTLAR -2-
HAYDİN FELAHA
Çocuk ve Merhamet
SÜKUT MAKAMINDAN KLAS MEKTUPLAR
YAŞAM BİLGELİĞİ YA DA MUTLULUK ÖĞRETİSİ
BAUDRİLLARD: RADİKAL DUYARLILIK
TARKOVSKY VE SİNEMA SANATI
TEO-POLİTİK NOTLAR
AKLIN MEKAN İLE İMTİHANI
.
BİNGÖL Egazete
Yazarlar
Önemli Haberler
Anketler
Belediye'ye devredilen askeri alana ne yapılsın ?
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Galatasaray
75
0
7
3
24
34
2
Galatasaray
75
0
7
3
24
34
3
Medipol Başakşehir
72
0
6
6
22
34
4
Fenerbahçe
72
0
4
9
21
34
5
Medipol Başakşehir
72
0
6
6
22
34
6
Fenerbahçe
72
0
4
9
21
34
7
Beşiktaş
71
0
5
8
21
34
8
Beşiktaş
71
0
5
8
21
34
9
Trabzonspor
55
0
9
10
15
34
10
Trabzonspor
55
0
9
10
15
34
11
Göztepe
49
0
11
10
13
34
12
Demir Grup Sivasspor
49
0
13
7
14
34
13
Göztepe
49
0
11
10
13
34
14
Demir Grup Sivasspor
49
0
13
7
14
34
15
Kasımpaşa
46
0
14
7
13
34
16
Kasımpaşa
46
0
14
7
13
34
17
Kayserispor
44
0
14
8
12
34
18
Kayserispor
44
0
14
8
12
34
19
Evkur Yeni Malatyaspor
43
0
13
10
11
34
20
Evkur Yeni Malatyaspor
43
0
13
10
11
34
21
Teleset Mob. Akhisarspor
42
0
14
9
11
34
22
Teleset Mob. Akhisarspor
42
0
14
9
11
34
23
Aytemiz Alanyaspor
40
0
16
7
11
34
24
Aytemiz Alanyaspor
40
0
16
7
11
34
25
Bursaspor
39
0
17
6
11
34
26
Bursaspor
39
0
17
6
11
34
27
Antalyaspor
38
0
16
8
10
34
28
Antalyaspor
38
0
16
8
10
34
29
Atiker Konyaspor
36
0
16
9
9
34
30
Atiker Konyaspor
36
0
16
9
9
34
31
Osmanlıspor FK
33
0
17
9
8
34
32
Gençlerbirliği
33
0
17
9
8
34
33
Osmanlıspor FK
33
0
17
9
8
34
34
Gençlerbirliği
33
0
17
9
8
34
35
Kardemir Karabükspor
12
0
28
3
3
34
36
Kardemir Karabükspor
12
0
28
3
3
34
Arşiv