Yazı Detayı
22 Mayıs 2017 - Pazartesi 00:49 Bu yazı 595 kez okundu
 
Çok Partili Hayat ve İlk Muhalefet: Milli Kalkınma Partisi
Yusuf ALİOĞLU
aburtaskiray@gmail.com
 
 

Siyasal hayatımızın çok partili yılları 1945 ile başlar. Muvazaalı çok parti deneyimleri yerini hakiki partilere bırakmıştır artık. İsmet İnönü içeriden ve dışarıdan gelen baskılar karşısında ‘çok partili hayat’a geçiş fikrinde samimidir: ‘Tek eksiğimiz hükümet partisinin karşısında başka parti bulunmamasıdır’ diyen İnönü, 1945 milletvekili ara seçimlerinde CHP’den aday göstermeyerek inandırıcılığını ispatlamaya çalışır. Ama hatırlatalım ki, İnönü’nün başka partilerden kastı, CHP içinden doğmuş, Serbest Cumhuriyet Fırkası gibi kontrollü muhalefet partileridir.

 

İnönü kurgusunda, CHP içinden çıkacak bir parti ile hem çok partili hayata geçilecek hem de Samuel Huntington’un dediği gibi muhalifler sistemi sahipleneceklerdi. Böylece yeni rejimin beka sorunu olmayacaktı. Öyle de oldu. 1950 sonrasında cumhurbaşkanı olan Celal Bayar eski rejimle kopuş-devamlılık geriliminde devamlılık kutbunu temsil ederken, kopuş kutbunu devletlu tutuma kısmen mesafeli duran Menderes temsil etmişti. Yani DP bir tür ‘ittihatçı ve muhafazakar demokrat’ işbirliği ile yürütülüyordu(T.Bora). Ama rejim emin ellerdeydi.

 

Her ne kadar çok partili hayata Demokrat Parti ile geçtiğimiz bilgisi galat-ı meşhur olarak dolaşımda olsa da DP öncesi ve hemen sonrası farklı partiler de vardır.

 

Bu yazıda aynı zamanda çok partili hayatın ilk partisi olan, İslami referansları ile malum ve kimilerince de ilk İslamcı parti denilen oluşum ve kurucusu Nuri Demirağ hakkında paylaşımda bulunulacaktır.

 

Milli Kalkınma Partisi 27 Ekim 1945’te sanayi ve ticaret alanında temayüz etmiş ünlü işadamı Nuri Demirağ tarafından kurulur. Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası (1924) ve Serbest Cumhuriyet Fırkası (1930)’ndan sonra çok partili hayata geçişte kurulan ilk parti MKP’dir. Ekonomik sıkıntılar ve tek parti kuşatmasının devam ettiği İkinci Dünya Savaşı sonrasında CHP karşısına dikilen ilk muhalefet partisi olması MKP’ni önemli kılar. Başını Celal Bayar ve Yusuf Hikmet Bayur gibi isimlerin çektiği parti içi muhalefete bağlı olarak herkes CHP içinden bir alternatif beklerken meclis dışından sürpriz yapılır.

 

Nuri Demirağ, memleketi ticari ve siyasi sahada kalkındırmak için Milli Mücadele döneminden beri çalışan birisidir. Milliyetçi ve idealist bir kişiliğe sahip olan Demirağ, sınırlı bir özgürlük havasının estiği 1945 yılında kurduğu muhalefet partisi ile aslında siyasal alandaki kısırlığa son vermiştir(Mustafa Müjdeci).

 

Amacımız, ‘Adet ve an’anelerimize sadık kalarak asrın icaplarına uygun bir şekilde Türk milletini kalkındırmaktır’ diyen Demirağ, Said Halim Paşa, Mehmed Akif gibi Meşrutiyet İslamcılarına yakın bir ağız kullanır.

 

Ancak Demirağ oldukça temkinlidir. O, daha çok sistem içi özgünlük peşindedir: ‘Bu parti başka milletlerinkinden adapte edilmiş prensipler taşımayacaktır. Hükümeti devirmek, iktidar mevkiine geçmek hırsıyla kurulmak istenen bir teşekkül de değildir. Biz bugünkü devletçilik ile bir nevi mukabil muvazene temin edecek olan liberalizmin memlekette gelişmesini sağlayacağız’(Çağatay Benhür).

 

Cumhuriyetin ilk on yılında ülke sathına demiryolu ağı döşeyen bir iş adamıdır Demirağ ve soyadını da bizzat Mustafa Kemal’in iltifatı doğrultusunda almıştır.

 

Demirağ, Sigara Kağıdı imalatından, Uçak Fabrikasına kadar birçok alanda yeniliğe açık, hareketli bir müteşebbistir. İlk zamanlarda Tek Parti idaresiyle iyi münasebetler içindedir. Ancak Mustafa Kemal sonrasında özellikle yöneldiği uçak sanayi konusunda hükümet ile anlaşamaz.

 

‘Türküm’ demenin bile tehlikeli olduğu bir sırada (1918’li yıllar) imaline başladığı sigara kağıdına ‘Türk Zaferi’ adını verecek kadar cesaret sahibi olan Nuri Demirağ, bu idealist yönüyle Necip Fazıl’a benzetilebilir.  Bilindiği gibi Necip Fazıl ‘Allah’ demenin bile yasak olduğu bir zamanda ‘Allah-u Ekber’ demiş ve milliyetçi-muhafazakar muhalefet üzerinden, bir buzkıran gibi, İslamcı muhalefete ‘yol’ açmıştı. Onun için Demirağ’ı siyaset kulvarında yüklendiği muhalif misyon üzerinden edebiyatın imkanlarını ustaca kullanan medeni cesaret abidesi Necip Fazıl’a benzetebiliriz.

 

Koltuğunda gerçek anlamda ‘büyük’ denilecek projeler ile yetkililerin kapısını çalar Demirağ. 1931 yılında İstanbul için bir boğaz köprüsü önerir. Mustafa Kemal’i ikna etse de Çimento fabrikası fikrinde olduğu gibi (1934) İnönü bürokrasisini aşamaz.

 

Teorik tarafı zayıf olsa da güçlü bir liberalizm vurgusu ile ‘ayan meclisinin kurulması, cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesi ve kuvvetler ayrılığı’ fikriyatı, MKP’nin erken dönemde dillendirdiği altı çizilecek siyasalardır.

 

MKP Nizamnamesi’nin 38 maddelik programında, ‘başta güvenlik güçleri olmak üzere, tüm kamu görevlilerinin siyasetten ve siyasi partilerden bağımsız kalabilmeleri üzerinde durulmaktadır. İdarede yetki devrine yer verilmektedir. Tek dereceli seçim talep edilmiş olup seçim sistemi olarak nisbi temsil sistemi önerilmiştir.(Hatırlanacağı üzere 1923-1943 arasında yapılan altı seçimde ‘iki dereceli seçim sistemi’ uygulanmıştır. İlk defa 1946 genel seçimlerinde ‘liste usulü çoğunluk sistemine geçilmiştir. 1957 seçimleri dahil bu sistem uygulanmıştır) Belediye başkanları halk tarafından seçilecektir. Cumhurbaşkanı’nın halk tarafından 5 yıllığına seçilmesi, aynı kişinin iki kez üst üste Cumhurbaşkanı seçilememesi, Yasama organı olarak Ayan Meclisi’nin (Senato) kurulması öngörülmüştür. Sanayi ve ticarette rekabetin esas olduğu belirtilmiş, şahsi teşebbüse önem verileceğine işaret edilmiştir. Madenciliğe önem verilecek ve devlet yalnızca örnek işletmeler kuracaktır’ denilmiştir.

 

Liberalizme yaslanan Demirağ, bulduğu her fırsatta devletçilik ve komünizmi şiddetle eleştirir. SCF gibi devletçi ve himayeci politikalara karşı sahici serbest piyasayı savunarak keskin bir muhalefet dili geliştirir.

 

Popülaritesini liberal bir söylemle CHP karşısına dikilmekten alan MKP, dış politikada İslam Birliğini savunan muhafazakar bir partidir(Tanıl Bora). Kurucularının mebus ve meşhur olmaması, önde gelen isimlerin kısa süre sonra anlaşamayıp ayrı düşmeleri ve basından yeterli destek görmeyişi partinin başarısızlık sebepleri arasında anılabilir.

 

MKP’nin kurulduğu sırada CHP içindeki muhalefet, istifa vb hareketlerin basın tarafından daha fazla görülmesi ve toplumun CHP güdümünde tek adrese bakıyor olması MKP’ni bilinir ve tanınır kılmaktan uzaklaştırmıştır.

 

Hüseyin Avni Ulaş (aslen Kiğı’lı olan Erzurum mebusu) ve Cevat Rıfat Atilhan da partinin kurucularındandır. Cevat Rıfat Atilhan parti içi sürtüşmelerde odak isimlerdendir. Sonradan parti haysiyet divanına sevkedilerek partiden ihraç edilir(Ercan Haytoğlu).

 

Bazılarına göre Demirağ, iktisadi faaliyetlerinde karşılaştığı engeller dolayısıyla siyasal bir parti kurarak ekonomi ve siyaset alanındaki fikirlerini uygulatabilme imkânı elde etmeyi amaçlamıştır. Sahibi olduğu uçakların Türk Hava Kurumu tarafından alımı sırasında ortaya çıkan bir sorun nedeniyle THK ile olan davayı kaybedince parti kurma kararı alır. Yani ekonomide gösteremediği başarıyı siyasi alanda elde etmeyi amaçlar. Bir diğer yaklaşım ise, idarecilerin sınai kalkınmanın önemini anlayamadıklarını görünce ülke adına bizzat işe el atmak gerektiğini düşünerek siyasete girmesidir.

 

MKP 1949’da Beşiktaş’ta Umumi Kongre’sini yapar. Demirağ yaptığı konuşmada komünizmin sadece sefalet getireceğini ve yegane yolun liberalizm olduğunu söyler. Ayrıca ahlak ve vazife düsturuna önemle dikkat çeker ve ‘Felaketlerin sebebi zevk-ü sefadır. Halkımız irşada muhtaçtır. MKP tehlikeli bir uykuya dalan milletimizi maddi ve manevi kalkınma amacıyla uyandırma görevini üstlenmiştir. Diyanetin devlete bağlı oluşu laikliğe aykırıdır. Devletçilik uygulaması sıkıntılar yaşatmaktadır’ der.

 

Demirağ’ın bu ve benzer konuşmalarında, Diyanet ve devlet ilişkisine ait saptaması ne kadar isabetli ise ‘hudutsuz servete mani olan liberalizmdir’ sözü ile ‘idarecilerin ihtiyaçlarından arta kalan gelirlerini millete terk etmeleri’ fikri bilinen liberalizm tanımları açısından o kadar isabetsizdir. Bununla beraber Demirağ’ın, mühürdar/noter marifetiyle gelirinin ihtiyaç fazlasını millete iade edeceğini kayıt altına almak gibi çizgi dışı bir davranışa örneklik ettiğini de not etmeliyiz.

 

Siyasi prensiplerini ‘Millîyetçilik, Demokrasi ve Parlamentarizm’ olarak üç düşünce üzerine temellendiren Demirağ; toplumsal menfaat ön planda olmak kaydıyla, bireysel hürriyet ve şahsi mülkiyete de saygılı olduğunu ifade etmiştir.

 

Bu satırlardan da anlaşılacağı üzere Demirağ liberalizmi, sınırsız ve kontrolsüz bir siyasal liberalizm değil; tarih ve toplum gibi sosyolojik değerleri arkasına alarak birey ve toplum arasında toplumdan yana kontrollü bir liberalizmdir.

 

MKP siyasi kaidelerden başka ahlaki kaidelere de sahip bir teşkilattır. Bu ahlaki Değerler Demirağ’ın Yeşilköy’de kendine ait ‘Gök Okulu’nda uygulanan ve ‘altı kanat’ adıyla anılan ilkelerdir. Buna göre; MKP’ne katılacak herkes ‘işretten, kumardan, iffetsizlikten, eğrilikten, tembellikten ve zulümkarlıktan’ sakınmak mecburiyetindedir.

 

Çok partili hayatın ilk muhalif partisini kurma unvanına sahip Demirağ’ın önemli girişimlerinden biri de basın alanındaki faaliyetleridir.

 

1946’dan itibaren katıldığı seçimlerde başarı gösteremeyen Demirağ bunu basının tavrına bağlayarak partisinin sözcülüğünü yapacak ve 100 bin tirajı amaçlayan gazeteler açar.

 

Nuri Demirağ, MKP sözcülüğü yapan ‘Yurdda Kalkınma’, ‘Tez Kalkınma’ ve ‘Öz Kalkınma’ gazeteleri ile bu amacına ulaşmaya çalışır. Böylece, okuyucu hem gazeteler hakkında fikir sahibi olacak hem de gazeteler üzerinden, Nuri Demirağ’ın ve MKP’nin siyasal ideolojileri, muhalif fikirleri hakkında bilgi elde etmiş olacaktır(Meltem şahin).

 

1950 genel seçimlerine yalnız İstanbul ve Tekirdağ’dan katılan MKP başarı gösterememiş ve milletvekili çıkaramamıştır. 1954 seçimlerinde ise Demirağ, CHF’nın teklifine rağmen Menderes’in talebi üzerine daha demokrat bulduğu DP’yi tercih ederek İstanbul’dan DP bağımsız milletvekili adayı olarak seçime girer ve kazanır.

 

Bu süreçte DP'ye mesafesini koruyan Demirağ 1957’de Mecliste kötü gidişi eleştiren bir konuşma yapar ve çalışanlar arasındaki ücret adaletsizliğinin giderilmesini isteyen bir yasa teklifi sunar.

 

Demirağ sosyal hayata karşı da ilgilidir. İstanbul’un harap olmuş, kullanılmaz durumdaki onlarca çeşmesi (sebil) onun çabasıyla yeniden akar hale gelir.

 

Düşünce çevreleri ile yakın ve paylaşımcı ilişkileri vardır Demirağ’ın. Yeni evlenen Nazım Hikmet’e evini açar, sıkıntlar yaşayan Neyzen Tevfik’e ise bir ev verir.

 

Siyasetin içinden biri olarak gerçekçi siyaset psikolojisi gözlemleri de vardır Demirağ’ın. “Minare’ gibi doğru olan bir insan siyaset adamı olamaz’ derken aktüel siyaset ile dürüstlük değeri arasındaki ters orantıya dikkat çeker.

 

Kamuoyunda ‘kuzu partisi’ yakıştırması ile aşağılanan MKP, Demirağ’ın 1957’de vefatı üzerine1958’de feshedilir.

 

MKP’si taraftarları, DP’nin iktidardaki partiden doğduğu ve şöhretlerle ün yapmaya çalıştığı; kendi partilerinin ise devletçi olmayıp devletçiliğin de karşısında olduğu, inandıkları sosyal prensiplerin başında ahlak ve an’ane olduğunu ve kendilerinin Türkiye’nin ilk demokratik partisi olduğunu iddia ederler.

 

Tanıl Bora, Cevat Rıfat Atilhan figürünün partinin İslamcı kanadını oluşturduğu iddiasından hareketle (Cereyanlar,2017), MKP için önce ‘İlk İslamcı Parti’ sonra da daha makul olan bir yaklaşımla İslami referansları olan muhafazakar parti tanımını yapar. Gerçekten de parti, söylemi, kadrosu ve örgütlenmesi ile yelkenlerini liberal rüzgarlar ile dolduran muhafazakar bir parti tanımına daha uygun düşmektedir.

 

Parti nizamnamesi esas alındığında, yeni filizlenen burjuvazinin İslamcı ve milliyetçi unsurlarla oluşturduğu bir siyasi örgüt karşımıza çıkmaktadır. Parti, kapsamlı sosyal ve ekonomik görüşlerden mahrumdur(Orhan Özacun). 13 yıllık yaşamında fazla bir iz bırakamamış olması ne kadar düşündürücü ise hakkında yapılan çalışmaların sınırlı olması ve kamuoyunda çok az bilinir olması da bir o düşündürücüdür.

 

Kısacası; MKP, çok partili hayata geçiş sürecinde anılmayı hak eden orijinal bir partidir. Önemini CHP otoriterizmine karşı muhalefetin buzkıranı olmak, parlak siyasal ve ekonomik projelere sahip olmak ve ardıllarına mümkün siyasal model olmaktan alır.  Diğer taraftan MKP çelişkiler yumağıdır. Demirağ’ın ekonomide bulamadıklarını siyaset ile dengeleme çabası; Hüseyin Avni ve Cevat Rıfat Atilhan gibi etkin kurucuların ayrı tellerden çalması; liberalizm dendiği halde tanım itibariyle ‘sınırsız servete mani tek adres’ denmesi ve idarecilerin ihtiyaçlarından arta kalanı millete teslim etmeleri yönündeki eğilimleri ve DP’yi beğenmedikleri ve ittifakı kabul etmedikleri halde DP’den bağımsız aday olunması, tüzüğü muhafazakar tınılar taşıyan partinin çelişkili taraflarıdır.

 

MKP, CHP içi muhalefet beklentisinden dolayı kurulduğu dönemde fazla ilgi görmemiştir. Bu ilgisizliğin de arkasında, gevşeyen baskıcı uygulamalarına rağmen CHP çek/tir/im gücünün belirleyiciliğini görmek gerekir.  

 

 
Etiketler: Çok, Partili, Hayat, ve, İlk, Muhalefet:, Milli, Kalkınma, Partisi,
Yorumlar
Diğer Yazılar
İLAHLAR ÇOCUKLARIMIZI TÜKETMESİN
GÖSTERİ TOPLUMU
ŞİİRİN GÜNCESİ -7- 'SULTAN'
BAUMAN’IN ‘AKIŞKAN DÜNYA’SI
Kaç Engerek soyundan, Sığın Aydınlığın Rabbine
ZAMANA DÜŞEN BİLİNÇ SAHNELERİ
FİKRETMENİN KARAKTERİ
ŞİİRİN GÜNCESİ -6- ‘SÜRGÜN ÜLKEDEN BAŞKENTLER BAŞKENTİNE’
BENDEKİ NOTLAR -8-
KARANLIĞIN KÜLTÜRÜ
MÜNACAT
KARTEZYEN BİLİMDEN SİSTEMLER YAKLAŞIMINA
YAŞAMIN ANLAMINA DAİR BİR GÜZELLEME
AKIL, DÜŞÜNME VE BİLGİ
NE YAPMALI?
Aytmatov’dan Bir Nefes: ‘Gün Olur Asra Bedel’
'İslam Deklarasyonu': Yeniden İman Çağrısı
Medya ve Yeni Bir Dil Sorumluluğu
ŞİİRİN GÜNCESİ -5- ‘SEMUD’
POST MODERN TÜKENİŞ
BAŞKALARININ AŞKIYLA BAŞLIYOR HAYATIMIZ
Kir Tortuları
YIKIN EFENDİLER YIKIN!..
1950-60 ARASINDA BİNGÖL’DE SİYASAL HAYAT
Şiirin Güncesi -4- 'ÇAĞDAŞLAR İÇİN'
BENDEKİ NOTLAR -7-
Akif Emre ve 'Göstergeler'
ŞİİRİN GÜNCESİ -3- ‘SUYU ANDIK VE ÇOCUKLAR SUYA GİRDİ’
İHTİLAF VE TEFRİKA KARŞISINDA BİLGELİK
İNSANA DAİR -1-
BENDEKİ NOTLAR -6-
ŞİİRİN GÜNCESİ -2- ‘KARDEŞİME MEKTUP’
BENDEKİ NOTLAR -5-
RUHUN ‘ÖZGÜR’ HALİ
ŞİİR’İN GÜNCESİ -1- ‘GECE’
BATI DÜŞÜNCESİNİN KIRILMA ANLARI
SCHOPENHAUER AYNASINDA FATMA ALİYE SURETİ
DÜŞÜNMEK KADAR ASİL
KARTEZYEN DİNDARLIK
BENDEKİ NOTLAR -4-
SEYYİD KUTUB YORGUNLUĞU (MU?)
YARGI DEĞİL İSTİKAMET
MUHATAPLARA BEYANIMDIR İNSAN KALBİYLE DÜŞÜNÜR
BENDEKİ NOTLAR -3-
SÖYLE MARGOS NERELİSEN?
SELAM OLSUN ÜÇÜNCÜ YOLA
SİSTEM VE UYGULAYICILAR
YERLERİN ÖĞRETMENİ, GÖKLERİN ÖĞRENCİSİ: ALİYA
EVRENSEL OLAN NEDİR/KİMDİR?
VARLIK, AKIL, ADALET, EYLEM, SÜKUN VE RÜCU
Hüznün Zaman Sarkacı: Eylül
BENDEKİ NOTLAR -2-
BENDEKİ NOTLAR -1-
HAYDİN FELAHA
Çocuk ve Merhamet
SÜKUT MAKAMINDAN KLAS MEKTUPLAR
YAŞAM BİLGELİĞİ YA DA MUTLULUK ÖĞRETİSİ
BAUDRİLLARD: RADİKAL DUYARLILIK
TARKOVSKY VE SİNEMA SANATI
TEO-POLİTİK NOTLAR
AKLIN MEKAN İLE İMTİHANI
.
BİNGÖL Egazete
Yazarlar
Önemli Haberler
Anketler
Belediye'ye devredilen askeri alana ne yapılsın ?
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Medipol Başakşehir
33
0
2
3
10
15
2
Kasımpaşa
26
0
5
2
8
15
3
Antalyaspor
26
0
5
2
8
15
4
Beşiktaş
25
0
4
4
7
15
5
Yeni Malatyaspor
25
0
4
4
7
15
6
Trabzonspor
25
0
4
4
7
15
7
Galatasaray
25
0
4
4
7
15
8
Atiker Konyaspor
21
0
4
6
5
15
9
Sivasspor
21
0
4
6
5
15
10
MKE Ankaragücü
20
0
7
2
6
15
11
Bursaspor
19
0
4
7
4
15
12
Göztepe
18
0
9
0
6
15
13
Akhisarspor
16
0
7
4
4
15
14
Alanyaspor
16
0
9
1
5
15
15
Kayserispor
15
0
8
3
4
15
16
BB Erzurumspor
14
0
7
5
3
15
17
Fenerbahçe
14
0
7
5
3
15
18
Çaykur Rizespor
11
0
6
8
1
15
Arşiv