Yazı Detayı
04 Aralık 2018 - Salı 12:28 Bu yazı 247 kez okundu
 
Hiç Tansiyonunuzu ölçtünüz mü?
Muhammed KESKİN (Kardiyolog)
drmuhammedkeskin12@gmail.com
 
 

 Tansİyon, damarlar içinde gezen kan akımının damar duvarlarına yaptığı basınçtır. Tıbbi hayatta biz daha çok kan basıncı terimini kullanırız.
Kan basıncının normalin üzerinde (140/90) seyretmesine hipertansiyon, normalin altında (100/65) seyretmesine ise hipotansiyon diyoruz. Sistolik kan basıncı halk arasında büyük tansiyon, diyastolik kan basıncı ise küçük tansiyon olarak adlandırılır. Bunlardan herhangi birinin yüksek olması hipertansiyon demek için yeterlidir. Tansiyon düşüklüğü (hipotansiyon) genellikle geçici ve selim bir durum olup eşlik eden hastalık yoksa tedavi gerektirmemektedir. 
Hipertansiyon kalp krizi, beyin kanaması, felç, görme kaybı ve böbrek yetersizliğinin en sık sebeplerinden biridir. Ülkemizin üçte biri tansiyon hastasıdır yani kan basıncı yüksektir. Tansiyon hastalarının üçte biri ise hastalığının farkında değildir. Yaş, kilo, tuz tüketimi ve hareketsizlik arttıkça tansiyon yükselmekte ve kalıcı hale gelmektedir. Tansiyon hastalığı bir kez ortaya çıkınca maalesef bir daha kaybolmamaktadır. Diyet ve ilaç tedavisi ile ilerlemesi yavaşlatılabilmektedir.
Ülkemizdeki tuz tüketimi dünya ortalamasından çok daha yüksek. Tütsülenmiş ve kavrulmuş ürünler, turşu ve salamuralar, bazı peynir türleri yüksek oranda tuz ihtiva etmektedir. Günde önerilen maksimum tuz miktarı 6 gram olup ülkemizde bu miktar 20 gramın üzerindedir. “Ben yemeklere ayrıca tuz atmıyorum” demekle tuzsuz beslenmiş olmuyoruz. Çünkü bizim ağız tadımız zaten yüksek tuza alışık durumda. “Yemeğin tadı-tuzu yok” deyiminde bile tuzlu damak tadımızı ortaya koymaktadır. Bu konuda annelerimize çok iş düşüyor ve ev halkını az tuzlu tüketmeye alıştırmaları gerekiyor. 
Tansiyon genellikle sinsi olup belirtileri baş ve ense ağrısı, baş dönmesi, yorgunluk, yüzde ve ellerde kızarıklık olabilir fakat hiç belirti vermeyebilir. Polikliniğimize gelen hastalara “tansiyonunu ölç” dediğimizde genellikle “benim tansiyonum yok” yanıtını alırız. Fakat düzenli ölçüm yaptıklarında kendileri de şaşırmaktadır. Çünkü orta yaşını geçmiş, hareketsiz bir yaşam tarzına sahip ve kilolu insanlarda genellikle tansiyon hastalığı yerleşiyor fakat fark edilmiyor. 
Tansiyon ölçümü için hepimizin evinde dijital tansiyon aleti bulundurması gerekiyor. Çünkü ne zaman ortaya çıkacağını öngörmek mümkün değil. Ortaya çıkmış bir tansiyon hastalığı uygun bir şekilde tedavi edildiğinde ise kalp ve damar hastalıkları riski minimuma inmektedir. Tansiyon ne kadar ölümcül bir hastalık ise tedavisi de bir o kadar kolaydır. Düzenli takiplerle genellikle uygun değerlere ulaşılabilir.
Tansiyon hastalığına yakalanmış birisinin de doktor kontrollerini aksatmaması gerekiyor. Çünkü tansiyon dinamik hastalıktır ve takip sürecinde sık sık tedavi değişikliği gerekebiliyor. Bu yüzden “ben ilacımı aldım, işim bitti” demek yanlıştır. Tuz tüketimini azaltmalı, haftada 4 gün egzersiz yapmalı, kilo vermeye çalışmalı ve tansiyonlarımızı düzenli olarak ölçmeye devam etmeliyiz.
Özetlemek gerekirse; tansiyon birçok ölümcül hastalığa gebedir ve sinsidir. Tansiyonumuzu düzenli aralıklarla ölçerek erken tedaviye başlayabilir ve kötü sonlardan kaçınabiliriz. 

 

 
Etiketler: Hiç, Tansiyonunuzu, ölçtünüz, mü?,
Yorumlar
BİNGÖL Egazete
Yazarlar
Önemli Haberler
Anketler
Belediye'ye devredilen askeri alana ne yapılsın ?
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Medipol Başakşehir
30
0
2
3
9
14
2
Kasımpaşa
26
0
4
2
8
14
3
Antalyaspor
26
0
5
2
8
15
4
Beşiktaş
25
0
4
4
7
15
5
Yeni Malatyaspor
25
0
4
4
7
15
6
Trabzonspor
25
0
4
4
7
15
7
Galatasaray
25
0
4
4
7
15
8
Atiker Konyaspor
21
0
4
6
5
15
9
Sivasspor
21
0
4
6
5
15
10
MKE Ankaragücü
20
0
6
2
6
14
11
Bursaspor
19
0
4
7
4
15
12
Göztepe
18
0
9
0
6
15
13
Akhisarspor
16
0
7
4
4
15
14
Alanyaspor
16
0
9
1
5
15
15
BB Erzurumspor
14
0
7
5
3
15
16
Fenerbahçe
14
0
7
5
3
15
17
Kayserispor
12
0
8
3
3
14
18
Çaykur Rizespor
11
0
6
8
1
15
Arşiv