Yazı Detayı
13 Mayıs 2018 - Pazar 12:34 Bu yazı 555 kez okundu
 
Kaç Engerek soyundan, Sığın Aydınlığın Rabbine
Yusuf ALİOĞLU
aburtaskiray@gmail.com
 
 

            Kirlendiğimiz ve kirlettiğimiz tuhaf ilişkiler örgüsü yaşıyoruz.

 

            Kelimelerin kalbimizde pelteleştiği, şahitlik ettiğimiz her büyük ve küçük savaştan sonra vicdan akış hızımızın normalin altında seyrettiğini gözlüyoruz.

 

            Paslanan demir gibi, oksitlenen alüminyum gibi ruhun biriktirdiklerinde aşınmalar, bozulmalar, kokuşmalar yaşıyoruz.

 

            Etrafımızda ‘beyaz badanalı mabedler’ çoğaldıkça, Hz. İsa’nın Ferisiler üzerinden yaşanan düşünsel sığlığa ve ahlaki erozyona verdiği sert tepkiyi daha iyi anlıyoruz.

 

            Hakikate dair kazanımların teknolojik, kültürel ve askeri hücumlar ile birer birer kaybedilmesinin geniş kitlelerde hiçbir tepki ve rahatsızlık yaratmaması muazzam bir sorunumuz olduğunu söylüyor.

 

            Arkaik bir muhayyileden mülhem reflekslerle zafer sanılan yenilgi saatlerini kutlayan kalabalıklar umuda dair ufukları biteviye kemiriyor. Kemirdikçe muhafazakar mevziler kazandığını düşünen ‘Kör klavuzluk’ örnekleri veriliyor.

 

            Kör klavuzlar, ahmaklar güruhu, hiçbir şey olmamış gibi davranabiliyor. Kadın cinayetleri, öz evlat cinayetleri, intiharlar artarak devam ederken hiçbir şey olmamış gibi davranmak tükenmişlik ve iflas hali değil midir?

 

            Televizyona altı saat, internete üç saat, okumaya ise bir dakika ayıran ve kutsal metinlere şekilsel perestişte kimselere sıra vermeyen bir toplumun hiçbir şey olmamış gibi davranması patolojik değil midir?

 

            Şehirler ruhunu ve kimliğini kaybederken, güç ve otorite simgesi gökdelenler toplumsal ahlaka bir mızrak gibi saplanıp etrafı müstağni örneklere boğarken tespih tanelerinde tükenen modern ve klasik Ferisilere İsa (a) ‘ikiyüzlüler’ demez mi?

 

            Dereotu, nane ve kimyon ile ilgili vergi sorumluluklarını iki mahalle öteye çığırarak verenlerin armudu hamutuyla yuttukları, deveyi hörgüçleriyle çaldıkları bir zamanda İsa (a) havarilerine ses verip ‘kelime’yi altınla değişenlere çıkışmaz mı?

 

            Mabedleri anlaşılmaz metinlerin terennüm edildiği ama fiiliyatta cari ilişkilerin alınıp satıldığı, ideolojik bir aygıt gibi kullanıldığı yerlere dönüştürenler İsa (a)’dan azar işitmezler mi?

 

            İsa’nın takipçileri  ve diğer tüm peygamberlerin takipçileri nasıl olur da ses vermezler. ‘Kıyam’ sadece namazdaki bir nüsuk mudur yoksa?

 

            En delişmen sloganlarla kaldırımları rap rap çiğneyen ideallere ne oldu?

 

            Ne oldu da Tanrıya rağmen tanrısallık iddiası ile kutsal metinleri araçsallaştıran ve kültürel birikimler üzerinden dini egemenlikler kuran Ferisilere dönüştük?

 

            Dirilten, muştulayan, izzet ve itibar yükleyen soluğumuza ne oldu da ‘Göksel iktidarı’ müptezel ve pespaye dünyalıklara değiştirir olduk?

 

            Bütün sorunların müsebbibi akışkan modernite mi? Savrulmalarımızı gelenekle mi açıklamalıyız? Küflenmiş liflere dönüşen inanç hatlarımızı nasıl açıklayacağız? Yoksa biz kendimiz, cüz’i irademizle, farklı aktörleri sürece koyup bu sonuçları biz mi ürettik? Filiz verecek toprakları bulunca ortama tav olan ortalık malı tohumlar mıydık yoksa?

 

            Öyle ya da böyle ‘urvetu-l vuska’sızlık çok açık şekilde ortada durmuyor mu? Buharlaşan hakikat ve endüstrileşen düşünce tam boy karşımızda değil mi?

 

            Dini Allah’a has kılmak bu algısal düzlemde özgün bir mekana, zamana ve yoruma sahip mi?

 

            Allah’ın kudretini hakkıyla takdir etmenin pratik veriler açısından geçerliliği var mı?

 

            Bir yanda iktidar nimetleri ile avunan kalabalıklar, hemen yanlarında sıralarını bekleyen gönüllü kullar. Bu marazi duruş ‘inanalar için’ tehlike çanlarının evin içinde çaldığına dair çıplak uyarıdır.

 

            Diğer yanda umutlarını kaybetmiş, bundan da bir şey çıkmadı diyen gruplar, çevreler, kişiler. Biraz da her daim platonik devrimciliğe, romantik asiliğe oynayanların hal-i pür melali yani.

 

            Oysa Allah, daima hesapların üstünde bir hesapla inananların yanındadır.

 

            Ahireti, büyük küçük yaptıklarımızın tümünden sorgulanmayı, saçları ağartan günü yeniden hatırlamalıyız.

 

            Anti emperyalist, anti kapitalist, anti sosyalist, anti faşist ve anti Firavunist (Nuri Pakdil’ e Selam Olsun) duruşumuzu hatırlamalı, nihayetinde bir imtihan alanı, geçici menzil, ve oyun ve eğlenceden ibaret olan dünya hayatı ile ilgili mülahazalarımızı güncellemeliyiz.

 

            Klasik ya da modern sanrılardan sıyrılmak lazım. Düşünmenin, iletişime geçmenin, konuşmanın cesaretine yekinmek lazım. Biriktirdiklerimiz değil ellerimizle önceden takdim ettiklerimiz bizim sermayemiz olacaktır. İhtiras tuzaklarının siyaset, iktisat, din gibi konulardaki ayartıcı söylemlerine karşı ‘Allah bizler için ne güzel vekildir’ diyerek yüz çevirmek gerekir.

 

            Dün konuşulanları bugün yalanlayan ne fiziksel ne de sosyal bir kanun bulunmadı. İktidar imtihanından geçmek asil ve asıl köklerimize mesafe koymayı meşrulaştırmaz.

 

            İsa’yı tekrar hatırlatarak, hiçbir kutsal metin ya da bizlere çoban olmaya gelen hiçbir elçi ‘ikiyüzlülüğü’ emretmedi diyebilmeliyiz. Temiz elçiler asla pragmatizmi ve oportünizmi öğretmedi. Amaca götüren her araç meşrudur (the end justifies the means) diyen tek ilahi satır ve risalet kurumundan tek nebi gösterilemez.

 

            Sahtekar ve ikiyüzlü bir paradigmanın kurumları ve kavramları ile konuşanlar zamanla kavramların kültür dünyasının tesirinde kalarak sahtekar ve ikiyüzlü oldular. Bunu kabullenmemiz lazım.

 

            Büyük bir gurur ve sahiplenme ile öne sürdüğümüz, alıntılar yapıp bazen öykündüğümüz, rol model aldığımız yakın ve uzak tarihi şahsiyetlerimize ne oldu.

 

            Bizi müşerref kılan hasletlerimizi hangi toplantının gündem maddelerinde, hangi ihalenin paçavra dosyaları arasında unuttuk.

 

            Sadakalaştığımız tebessümlerimiz nerede şimdi? Hangi tacirin üretim ve pazarlama konusuna hammadde oldu? ‘Biz vardık, şimdi o biz nerede?’ (Erdem Bayazıt’a selam olsun)

 

            Merkezinde ‘yeniden iman etmek’ olan bir yekinmeye, yeni kimyasal reaksiyonlara ihtiyacımız var.

 

            Kötülükleri çoğaltmak yerine yalnız ve ıssız da olsak iyilikleri çoğaltarak arzın merkezine doğru hamleler yapmalıyız. Yerkürenin çekirdeğinden paralel evrenlere varıncaya geniş bir hinterland üzerinde varlığı Allah ile okumanın karşı konulmaz ayrıcalığına dair çabalar geliştirmeliyiz.

 

            Damla damla çoğalan mütevazi ve sadık pratikler, zincirin halkaları misali buluşup hakikatin sesi ve rengi olacak salih amellerdir ihtiyacımız olan.

 

            Okumalarımız, selamlarımız, tebessümlerimiz, namazımız, dualarımız diriliş için fazlasıyla bir enerji ve malzeme ile bizleri bekliyor.

 

            Kaç engerek soyundan, kör kılavuzlardan ve ahmakların dininden; sığın aydınlığın rabbine.

 
Etiketler: Kaç, Engerek, soyundan,, Sığın, Aydınlığın, Rabbine,
Yorumlar
Diğer Yazılar
GÖSTERİ TOPLUMU
ŞİİRİN GÜNCESİ -7- 'SULTAN'
BAUMAN’IN ‘AKIŞKAN DÜNYA’SI
ZAMANA DÜŞEN BİLİNÇ SAHNELERİ
FİKRETMENİN KARAKTERİ
ŞİİRİN GÜNCESİ -6- ‘SÜRGÜN ÜLKEDEN BAŞKENTLER BAŞKENTİNE’
BENDEKİ NOTLAR -8-
KARANLIĞIN KÜLTÜRÜ
MÜNACAT
KARTEZYEN BİLİMDEN SİSTEMLER YAKLAŞIMINA
YAŞAMIN ANLAMINA DAİR BİR GÜZELLEME
AKIL, DÜŞÜNME VE BİLGİ
NE YAPMALI?
Aytmatov’dan Bir Nefes: ‘Gün Olur Asra Bedel’
'İslam Deklarasyonu': Yeniden İman Çağrısı
Medya ve Yeni Bir Dil Sorumluluğu
ŞİİRİN GÜNCESİ -5- ‘SEMUD’
POST MODERN TÜKENİŞ
BAŞKALARININ AŞKIYLA BAŞLIYOR HAYATIMIZ
Kir Tortuları
YIKIN EFENDİLER YIKIN!..
1950-60 ARASINDA BİNGÖL’DE SİYASAL HAYAT
Şiirin Güncesi -4- 'ÇAĞDAŞLAR İÇİN'
BENDEKİ NOTLAR -7-
Akif Emre ve 'Göstergeler'
Çok Partili Hayat ve İlk Muhalefet: Milli Kalkınma Partisi
ŞİİRİN GÜNCESİ -3- ‘SUYU ANDIK VE ÇOCUKLAR SUYA GİRDİ’
İHTİLAF VE TEFRİKA KARŞISINDA BİLGELİK
İNSANA DAİR -1-
BENDEKİ NOTLAR -6-
ŞİİRİN GÜNCESİ -2- ‘KARDEŞİME MEKTUP’
BENDEKİ NOTLAR -5-
RUHUN ‘ÖZGÜR’ HALİ
ŞİİR’İN GÜNCESİ -1- ‘GECE’
BATI DÜŞÜNCESİNİN KIRILMA ANLARI
SCHOPENHAUER AYNASINDA FATMA ALİYE SURETİ
DÜŞÜNMEK KADAR ASİL
KARTEZYEN DİNDARLIK
BENDEKİ NOTLAR -4-
SEYYİD KUTUB YORGUNLUĞU (MU?)
YARGI DEĞİL İSTİKAMET
MUHATAPLARA BEYANIMDIR İNSAN KALBİYLE DÜŞÜNÜR
BENDEKİ NOTLAR -3-
SÖYLE MARGOS NERELİSEN?
SELAM OLSUN ÜÇÜNCÜ YOLA
SİSTEM VE UYGULAYICILAR
YERLERİN ÖĞRETMENİ, GÖKLERİN ÖĞRENCİSİ: ALİYA
EVRENSEL OLAN NEDİR/KİMDİR?
VARLIK, AKIL, ADALET, EYLEM, SÜKUN VE RÜCU
Hüznün Zaman Sarkacı: Eylül
BENDEKİ NOTLAR -2-
BENDEKİ NOTLAR -1-
HAYDİN FELAHA
Çocuk ve Merhamet
SÜKUT MAKAMINDAN KLAS MEKTUPLAR
YAŞAM BİLGELİĞİ YA DA MUTLULUK ÖĞRETİSİ
BAUDRİLLARD: RADİKAL DUYARLILIK
TARKOVSKY VE SİNEMA SANATI
TEO-POLİTİK NOTLAR
AKLIN MEKAN İLE İMTİHANI
.
BİNGÖL Egazete
Yazarlar
Önemli Haberler
Anketler
Belediye'ye devredilen askeri alana ne yapılsın ?
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Başakşehir
27
0
1
3
8
12
2
Galatasaray
23
0
3
2
7
12
3
Kasımpaşa
22
0
4
1
7
12
4
Yeni Malatyaspor
21
0
3
3
6
12
5
Antalyaspor
20
0
4
2
6
12
6
Ankaragücü
19
0
5
1
6
12
7
Beşiktaş
18
0
4
3
5
12
8
Göztepe
18
0
6
0
6
12
9
Konyaspor
17
0
3
5
4
12
10
Trabzonspor
16
0
4
4
4
12
11
Sivasspor
14
0
4
5
3
12
12
Bursaspor
13
0
3
7
2
12
13
Fenerbahçe
13
0
5
4
3
12
14
Akhisar Bld. Spor
12
0
6
3
3
12
15
Kayserispor
12
0
6
3
3
12
16
Alanyaspor
12
0
8
0
4
12
17
Bb Erzurumspor
11
0
5
5
2
12
18
Çaykur Rizespor
8
0
6
5
1
12
Arşiv