Yazı Detayı
05 Ekim 2017 - Perşembe 16:49 Bu yazı 611 kez okundu
 
Medya ve Yeni Bir Dil Sorumluluğu
Yusuf ALİOĞLU
aburtaskiray@gmail.com
 
 

            Hep birlikte, zamanın ve mekanın şahitliğinde, tarihin ‘kader’ eşiklerinin birinden geçiyoruz.

 

            Sadece militer projelerle, siyasal kavgalarla sınırlı olmayan bir türbülans hali yaşıyoruz.

 

            Her krizini bağrındaki kadim değerlerle atlatabilen bir coğrafyanın yeni ve bir o kadar da komplike sınavını gözlüyoruz.

 

            Ancak bu defa, ait olduğumuz kültür kümesine güvensizlik ve kuşku başlıklarında birikmiş iç dengesizlikler, hakikatten kopmuşluk ve hakikate yabancılaşmakla malul bir savrulmuşluk hali ile karşı karşıyayız.

 

            İnandığımız ama güven duymadığımız inanç yargılarımız ve postmodern gerilim hatları ile muhatabız.

 

            Konjonktürel olmayan sancılar çekiyoruz ve kronikleşecek ölümcül marazlara tutuluyoruz.

 

            Genelde sekülerlik özelde ulusçuluk imtihanı bir virüs gibi bünyemizi tahrip etti, zihnimizi ve pratiğimizi farklı zaaflara müsait hale getirdi.

 

            Terkedilmiş bir kitap, anlatıya indirgenmiş bir elçi, ideolojik referanslara kurban edilmiş tarihsel kesitler, portreler, bölünmüş bir coğrafya, fakirlik, eğitimsizlik ve karton devletler için taht kavgaları bizi kimliğimizden, varoluş amaçlarımızdan uzaklaştırdı.

 

            Bu durum özgüven yeteneğimizi gasp etti. Söylenecek sözlerimiz buharlaştı, piyasasız kaldı; düşünce ve eylem mehcur bırakıldı.

 

            Sorun çözme becerimiz aşağılık kompleksinde tükenerek müstevli efendilere terkedildi. Ufuk sunucu misyoner ve vizyoner çabalar ‘romantik çaba’ algısı ile sulandırıldı.

 

            Bu zemin kaybı, günlük hayattan dünya ile ilişkilere her konuda deprem etkisi yaptı.

 

            Farklı gündeliklerimiz ve alışkanlıklarımız bizlere farklı hakikat tanımları yaptırdı.

 

            Bir ve bütün olan gerçeklik algımızın parçalı halleri ahlak tasavvurumuzu yamulttu.

 

            Hakikati ve ahlakı ıskalayınca modern sihirbazların güç iksirinde saklı tuzaklara tutulduk.

 

            Gücü tanımlamamız, güce talip olmamız ve güçle münasebetlerimiz hep güçlünün kelimeleriyle ve aklıyla oldu.

 

            Gücün müşahhas üst modeli olarak ‘iktidar’ kavramı zihnimizdeki her şeyi alt üst ederek orta yere kuruldu.

 

            Devam eden işgal hareketi kültürel iktidar ile farklı mevziler kazandıkça özgünlüğümüze ait alanlar daraldı ve yok oldu.

 

            Kültürel iktidar, zihin işgali, talanı ve yeniden zihniyet kurgusu ile ekini ve nesli yok eden pratikler geliştirdi. Bu darbeler düşüncenin ana kolonlarını ve kirişlerini patlattı.

 

            Bu mekruh süreçten her konu gibi medya da nasiplendi.

 

            Medya, özellikle, kaybettiğimiz ölçü, mizan, mihenk gibi kavramlar üzerinden, ahlak, gerçeklik, şahitlik gibi konularda tersinden bir faaliyet ile öne çıktı.

 

            Teknoloji yoğun çağımızda modern insan basınla besleniyor, algılarını, tarafgirliklerini, nefret ve sempatilerini çoğu kere basın üzerinden kurguluyor.

 

            Bu kanal üzerinden iyi ve kötü, doğru ve yanlış, hakiki ve sahte olan karıştırıldı; olgusal saptırmalar ile yeni zihin düzlemleri ve onların üzerinde algılar ikame edildi.

 

            Geniş kesimleri yönlendirme ve tutum aldırma yeteneğine sahip olan bu sihirli alan ve üzerine yükseldiği şeytani kurgu, sahih tutumlar ve örnekliklerle yıkılmadıkça aldatma ve eşekleştirme sürgit devam edecektir.

 

            Erdemli olmanın gereği olarak bu alana dair ikna edici, tılsım bozucu çalışmalar yapılmalıdır.

 

            Siyasal olanın hakiki olanı ötelediği ve ertelediği bir zamanda, ‘zor zamanda konuşma’ asaleti ile hakikatin sesi olunmalıdır.

 

            Haber tekelleri, gazete endüstrileri, enformatik cinlikler, medya baronları, köşe avcıları ve asparagas yemlemeler ancak böylesi bir çabayla sınırlanabilir.

 

            Haberlerin ‘inanç ve aidiyet’ formlarından bağımsız olmadığı gerçeği ile daha ciddi ve sorumlu çalışmalar yapılmalıdır.

 

            Örgütlü azınlıkların örgütsüz çoğunlukları haber bombardımanı ile darmadağın etmelerine, sanal hassasiyetler ya da nefretler üretmelerine, doğru olanı klavye tuşlarının soğukluğunda boğmalarına müsaade edilmemelidir.

 

            Habercilik anlayışımız küresel egemenliğin zulüm hesaplarını deşifre edecek kalibrede olmalıdır. Karartılan hakikat alanlarını aydınlatmalı, ana resmi tamamlayıcı birer hamle niteliğinde olmalıdır.

 

            Onun için haberin bedeninden çok ruhu ile ilgilenmeli, dolaylı fayda ve zararlarını hesap edebilmeliyiz.  Bilmeden bir kavme fenalık yapmamak için haberin kendisi, haberin taşıyıcısı ve haberin ulaşacağı adres konusunda inisiyatif alabilmeliyiz. Haber, eşyanın diğer yüzlerini de hatırlatıcı olabilmeli, bazen subliminal bazen de doğrudan hakikat katkıları yapabilmelidir.

 

            ‘Haber telkin etmek’ modern vaazdan farklı bir şey değildir. Böylesi haber, Marks’ı hatırlatan bir deyişle kitleleri ancak ‘afyonize’ eder.

 

            Habercilik salt bilgi bocalamak da değildir. Haber aynı zamanda muhataplara kendinde içkin bir mesajla, ‘haber budur’ mesajı verebilmelidir.

 

            Kesintisiz müdahalelerle savaş alanına çevrilen coğrafyamızın çok boyutlu talanlar yaşadığını, cüzdanının yanında kalbinin ve hafızasının da çalındığını gözleyerek insani ve ahlaki bir sorumluluk adına makul çabalar üretilmeli ve sürdürülmelidir.

 

            Zira karanlık yoğunlaştıkça ödev ve sorumluluklarımız artmaktadır. Ve bilmeliyiz ki, bunların içinden çıkmayı sağlayacak ‘sönmez, pörsümez bir yeni’miz de  her daim bulunmaktadır.

 

            Habercilik popülizm bataklığından uzak kaldıkça hayrı ve kamunun menfaatini gözler. Çünkü popülizm köpükten bir sermaye gibi nüfuz ettiği alanı da değersiz ve geçici kılmaktadır.

 

            Din, dil ve renk ayrımı yapmayan bir dilin medya üzerinden denemesi yapılmalıdır. Ahlak esasına göre haber ayrımı yapılmalı, haber havuzuna düşen gelişmeler tahkik ve tetkik edilerek, zalimlerin tuzakları modern malzemeler eşliğinde teşhir edilebilmelidir.

 

            Mazlum ve mağdurlar adına dünya diline dönüşebilecek bir merhamet dili basın üzerinden denenebilir.

 

            Bu payda üzerinden emperyal hesaplar, ulusçu refleksler ve lokal kurnazlıklar ötelenerek, sahici bilinç hamleleri ile kültür dünyamızın gerçekleri güncellenebilir, tecdid edilebilir.

 
Etiketler: Medya, ve, Yeni, Bir, Dil, Sorumluluğu,
Yorumlar
Diğer Yazılar
ŞİİRİN GÜNCESİ -7- 'SULTAN'
BAUMAN’IN ‘AKIŞKAN DÜNYA’SI
Kaç Engerek soyundan, Sığın Aydınlığın Rabbine
ZAMANA DÜŞEN BİLİNÇ SAHNELERİ
FİKRETMENİN KARAKTERİ
ŞİİRİN GÜNCESİ -6- ‘SÜRGÜN ÜLKEDEN BAŞKENTLER BAŞKENTİNE’
BENDEKİ NOTLAR -8-
KARANLIĞIN KÜLTÜRÜ
MÜNACAT
KARTEZYEN BİLİMDEN SİSTEMLER YAKLAŞIMINA
YAŞAMIN ANLAMINA DAİR BİR GÜZELLEME
AKIL, DÜŞÜNME VE BİLGİ
NE YAPMALI?
Aytmatov’dan Bir Nefes: ‘Gün Olur Asra Bedel’
'İslam Deklarasyonu': Yeniden İman Çağrısı
ŞİİRİN GÜNCESİ -5- ‘SEMUD’
POST MODERN TÜKENİŞ
BAŞKALARININ AŞKIYLA BAŞLIYOR HAYATIMIZ
Kir Tortuları
YIKIN EFENDİLER YIKIN!..
1950-60 ARASINDA BİNGÖL’DE SİYASAL HAYAT
Şiirin Güncesi -4- 'ÇAĞDAŞLAR İÇİN'
BENDEKİ NOTLAR -7-
Akif Emre ve 'Göstergeler'
Çok Partili Hayat ve İlk Muhalefet: Milli Kalkınma Partisi
ŞİİRİN GÜNCESİ -3- ‘SUYU ANDIK VE ÇOCUKLAR SUYA GİRDİ’
İHTİLAF VE TEFRİKA KARŞISINDA BİLGELİK
İNSANA DAİR -1-
BENDEKİ NOTLAR -6-
ŞİİRİN GÜNCESİ -2- ‘KARDEŞİME MEKTUP’
BENDEKİ NOTLAR -5-
RUHUN ‘ÖZGÜR’ HALİ
ŞİİR’İN GÜNCESİ -1- ‘GECE’
BATI DÜŞÜNCESİNİN KIRILMA ANLARI
SCHOPENHAUER AYNASINDA FATMA ALİYE SURETİ
DÜŞÜNMEK KADAR ASİL
KARTEZYEN DİNDARLIK
BENDEKİ NOTLAR -4-
SEYYİD KUTUB YORGUNLUĞU (MU?)
YARGI DEĞİL İSTİKAMET
MUHATAPLARA BEYANIMDIR İNSAN KALBİYLE DÜŞÜNÜR
BENDEKİ NOTLAR -3-
SÖYLE MARGOS NERELİSEN?
SELAM OLSUN ÜÇÜNCÜ YOLA
SİSTEM VE UYGULAYICILAR
YERLERİN ÖĞRETMENİ, GÖKLERİN ÖĞRENCİSİ: ALİYA
EVRENSEL OLAN NEDİR/KİMDİR?
VARLIK, AKIL, ADALET, EYLEM, SÜKUN VE RÜCU
Hüznün Zaman Sarkacı: Eylül
BENDEKİ NOTLAR -2-
BENDEKİ NOTLAR -1-
HAYDİN FELAHA
Çocuk ve Merhamet
SÜKUT MAKAMINDAN KLAS MEKTUPLAR
YAŞAM BİLGELİĞİ YA DA MUTLULUK ÖĞRETİSİ
BAUDRİLLARD: RADİKAL DUYARLILIK
TARKOVSKY VE SİNEMA SANATI
TEO-POLİTİK NOTLAR
AKLIN MEKAN İLE İMTİHANI
.
BİNGÖL Egazete
Yazarlar
Önemli Haberler
Anketler
Belediye'ye devredilen askeri alana ne yapılsın ?
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
Arşiv