Yazı Detayı
29 Mayıs 2019 - Çarşamba 09:29 Bu yazı 619 kez okundu
 
Sanatçı ve Toplum
Yusuf ALİOĞLU
 
 

Basit olabilir. Ama sanatçı ve toplum ikilisini ve ilişkisini anlamak için lokomotif yani muharrik güç ve ardı sıra gelen vagonlar önemli birer metafordur.

 

Lokomotif, hareket ettiren, tetikleyen, yön veren, istikamet çizen, ardından sürükleyen; önce gören, önce hisseden, önce risk alan mufarık ve muvafık güçtür.

 

Dağları önce lokomotif aşar; istasyonları önce lokomotif ziyaret eder.

 

Tabiatın özsuyunu ve çekirdeğini tüketerek lokomotif enerji üretir.

 

Onun gözleriyle bakar vagonlar dünyaya; onun sözleriyle duyar dünyayı vagonlar.

 

Onun sesi yankılanır gök kubbede; onun dumanı karışır asumanın derinliklerine.

 

İlk onlar sezerler yeni olanı  /  rüzgarlarla geleni  /  bulutlardan ineni. (E.Bayazıt)

 

Arzı onlar titreterek yürür; Süleyman’ın karıncalarını ezmemek için onlar raylar döşer sınırlar boyunca.

 

Dışarıdan müdahale olacaksa önce lokomotif düşünülür; makinistler etkisiz, yetkisiz, hareketsiz kılınır.

 

Bizans oyunları, saray entrikaları, komplolar, suikastlar onlara yapılır.

 

Vagonlara müdahale edilecekse ve örneğin yükleri alınacak veya yük bırakılacaksa ya da taşıdıkları değerler gasp edilecekse önce komuta merkezi yani beyin yani lokomotif kontrol altına alınır.

                

‘Bir kavmi helak etmek istediğimizde önce oranın önde gelenlerini azgınlıkta ilerletiriz’  ifadesinde olduğu gibi müdahalenin can damarı ya da operasyonel bölgenin kodları toplumsal şuurun çizildiği taktik mevkileri hedef alınır önce.

 

Çünkü toplum bazen hakikate tanıklık yerine vagon gibi önde gelenlerin, ekabirin, mağrurların, müstekbirlerin, elitin, mele ve mütref takımının taklitçisi ve gönüllü kulu olma; onlar keler deliğine girseler peşleri sıra girme eğilimindedir.

 

Önden gidenleri uyarmak ve salih davranışlara davet etmek yerine her harekette mistik bir derinlik arama aymazlığındadır bazen toplum.

 

Toplumsal direnç mevzilerini ele geçirmek için uygulanan bir yöntem de oryantalist akla aittir:

 

İnsanları dinden uzaklaştırmak için kutsalları çoğaltın’.

 

Veya dile müdahale etmek suretiyle de aynı operasyonel sonuç hedeflenebilir. Dil zihnin izdüşümü ve dili en etkin kullananlar da sanatçı, aydın ve entelektüeller olduğundan dile yönelik baskı ve zulüm de bir dünya görüşünü yok edebilir.

 

Çünkü, ‘Düşünmek adlandırmakla, adları öğrenmekle başlar. Adların yardımıyla kavramlara sahip oluruz. Kavramlarımızı düşüncemizi ilerletmede, bilgimizi artırmada ve açıklamalar getirerek meselelerimizi çözmede birer alet, birer cihaz olarak kullanırız. Böylece belli tasavvurlara ulaşırız’. (İ.Özel, Waldo Sen Neden Burda Değilsin))

 

‘Bir milletin adını tarihten silmek istiyorsanız onu yok etmek, yabancılaştırmak istiyorsanız gayet kolay bir yöntemi vardır. O milletin dilini unutturursanız ne tarihi, ne hissiyatı, ne şahsiyeti hiç birisi kalmaz. Bunu Romalılar iki bin yıl önce akıl etmişler, İngilizler başarıyla tatbik etmişlerdir’. (Prof. Oktay Sinanoğlu)

 

Sanatçı, aklını ve duygularını ileri düzeyde kullanarak ‘çevresini anlama ve çevresine müdahale etme yani zamanın vicdanı olma’ makamındadır.

 

Sorumlu varlık olmanın ve yüklendiği kelimeler ile imtihan içinde imtihanlar tüketmenin bilinciyle, ‘Söyleyeceklerimiz için bir ömür yetmez’ (Ali Şeriati) deme hareketliliğindedir o.

 

Planları, projeleri vardır topluma dair; kaleme ve satır satır yazdıklarına verilmiş antları, içilmiş yeminleri, atılmış sloganları, sıkılmış yumrukları, dökülmüş gözyaşları vardır.

 

Yedi kıtadan ve dört iklimden heybesine topladığı kelimeleri vardır; aşk, umut, heyecan, iksir gibi şifrelerle biriktirdiği tomarları vardır.

 

Andrey Tarkovsky’nin dediği gibi, ‘sanatçılar yol üzerindeki uyarı levhaları gibidirler’. Rengarenk umut ışıkları, kuşatıcı solukları vardır. Onlar, gerçekle ilişkilerini tam olarak yansıtamayan ve dile getiremeyen insanların sesi, kısacası, halkın sesinin ta kendisi olurlar. (Mühürlenmiş Zaman, A.Tarkovsky)

 

Leo Tolstoy da, ‘Politika sanatı dışlar, çünkü tek taraflı olmak zorundadır’ derken bilimsel yüzeysellik yerine sanatsal çok boyutluluğu vurgular. 

 

Toplum ise sanatçının anladıklarını ve müdahalelerini anlama süreçlerinde genellikle iki hal üzeredir: işittik ve itaat ettik diyenler ile işittik ve isyan ettik diyenler.

 

Toplum bazen büyük esere imanda içkin hayret ve temaşa makamındadır bazen de ‘kurumuş kemikler mi yeniden diriltilecek, bu sivrisinek de neden yaratıldı’ gibi sözlerle ontolojik sorgu ve inkar makamındadır.

 

Bazen aktif kollektif bir enerjidir bazen de Cemil Meriç’in: ‘Her yüzyılda üç beş insan düşünür, diğerleri de onların düşündüklerini düşünür’ tespitindeki yığınlardır.

                                                                                             

Sanatçı herkesten önce ulaşır menzile. Buradan seslenir örneğin Mekke toplumuna: ‘Ey Mekkeliler! Size bu dağı ardında sizi imha etmek için hazırlanmış düşman orduları var desem bana inanır mısınız’ der.

 

Ve başa gelecek olan ‘vakıa’yı haber eder topluma.

 

Ataları uyarılmamış bir toplum için Allah’ın ruhu olur ve dolanır sütunlarına şehirlerin. Damlar taş kesilmiş protez medeniyetlerden arkaik zamanların çağıltılarına.

 

Bunun yanında sanatçı ve toplum arasında birbirlerini karşılıklı koşullandırma ilişkisi de vardır. Sanatçı hakikate yakın durduğu müddetçe halkın kültür dünyasına, ufuk sınırlarına katkıda bulunur. Toplumun düşünce rahmi genişledikçe de yeni sanatçılar, bir ücret istemeksizin hayra çağıran münadiler doğar.

 

Sanat toplumun takva tarafıdır. Sanatçı da afaki ve enfüsi ayetleri, üsve-i haseneyi, aklı ve ahlakı anlamaya ve yansıtmaya çalışandır. Sanatçı, Tarkovsky’nin deyimiyle, ‘insanın ruhunu ‘yumuşatma’yı, iyiye karşı duyarlı kılmayı amaçlar.

 

Sanatçısına ‘ellerin kurusun, soyun kesilsin, dinle dinlenilmeyesi’ demeyen toplum ise iyilikleri çoğaltan, kötülüklere karşı el birliği yapan, hakkı ve sabrı tavsiye eden akıl ve ahlak toplumudur. 

 
Etiketler: Sanatçı, ve, Toplum,
Yorumlar
Diğer Yazılar
Zamanın Ruhuna Antik Çağlardan Bir Nefes Niyetine: ‘Ölüler Kitabı’
‘YENİ TÜRKİYE PARTİSİ’ ve BİNGÖL SERENCAMI
Oyunbozan değilim, oyun bozuk…
1960-70 YILLARINDA BİNGÖL’DE SİYASAL HAYAT
“Bir İnsanın Kim Olduğunu Güçle İlişkisi Belirler”
'Yazı'yı Denemek
Şehir ve Kent Geriliminde İnsan
Nereden Nereye
Cehaletin Halleri
İLAHLAR ÇOCUKLARIMIZI TÜKETMESİN
GÖSTERİ TOPLUMU
ŞİİRİN GÜNCESİ -7- 'SULTAN'
BAUMAN’IN ‘AKIŞKAN DÜNYA’SI
Kaç Engerek soyundan, Sığın Aydınlığın Rabbine
ZAMANA DÜŞEN BİLİNÇ SAHNELERİ
FİKRETMENİN KARAKTERİ
ŞİİRİN GÜNCESİ -6- ‘SÜRGÜN ÜLKEDEN BAŞKENTLER BAŞKENTİNE’
BENDEKİ NOTLAR -8-
KARANLIĞIN KÜLTÜRÜ
MÜNACAT
KARTEZYEN BİLİMDEN SİSTEMLER YAKLAŞIMINA
YAŞAMIN ANLAMINA DAİR BİR GÜZELLEME
AKIL, DÜŞÜNME VE BİLGİ
NE YAPMALI?
Aytmatov’dan Bir Nefes: ‘Gün Olur Asra Bedel’
'İslam Deklarasyonu': Yeniden İman Çağrısı
Medya ve Yeni Bir Dil Sorumluluğu
ŞİİRİN GÜNCESİ -5- ‘SEMUD’
POST MODERN TÜKENİŞ
BAŞKALARININ AŞKIYLA BAŞLIYOR HAYATIMIZ
Kir Tortuları
YIKIN EFENDİLER YIKIN!..
1950-60 ARASINDA BİNGÖL’DE SİYASAL HAYAT
Şiirin Güncesi -4- 'ÇAĞDAŞLAR İÇİN'
BENDEKİ NOTLAR -7-
Akif Emre ve 'Göstergeler'
Çok Partili Hayat ve İlk Muhalefet: Milli Kalkınma Partisi
ŞİİRİN GÜNCESİ -3- ‘SUYU ANDIK VE ÇOCUKLAR SUYA GİRDİ’
İHTİLAF VE TEFRİKA KARŞISINDA BİLGELİK
İNSANA DAİR -1-
BENDEKİ NOTLAR -6-
ŞİİRİN GÜNCESİ -2- ‘KARDEŞİME MEKTUP’
BENDEKİ NOTLAR -5-
RUHUN ‘ÖZGÜR’ HALİ
ŞİİR’İN GÜNCESİ -1- ‘GECE’
BATI DÜŞÜNCESİNİN KIRILMA ANLARI
SCHOPENHAUER AYNASINDA FATMA ALİYE SURETİ
DÜŞÜNMEK KADAR ASİL
KARTEZYEN DİNDARLIK
BENDEKİ NOTLAR -4-
SEYYİD KUTUB YORGUNLUĞU (MU?)
YARGI DEĞİL İSTİKAMET
MUHATAPLARA BEYANIMDIR İNSAN KALBİYLE DÜŞÜNÜR
BENDEKİ NOTLAR -3-
SÖYLE MARGOS NERELİSEN?
SELAM OLSUN ÜÇÜNCÜ YOLA
SİSTEM VE UYGULAYICILAR
YERLERİN ÖĞRETMENİ, GÖKLERİN ÖĞRENCİSİ: ALİYA
EVRENSEL OLAN NEDİR/KİMDİR?
VARLIK, AKIL, ADALET, EYLEM, SÜKUN VE RÜCU
Hüznün Zaman Sarkacı: Eylül
BENDEKİ NOTLAR -2-
BENDEKİ NOTLAR -1-
HAYDİN FELAHA
Çocuk ve Merhamet
SÜKUT MAKAMINDAN KLAS MEKTUPLAR
YAŞAM BİLGELİĞİ YA DA MUTLULUK ÖĞRETİSİ
BAUDRİLLARD: RADİKAL DUYARLILIK
TARKOVSKY VE SİNEMA SANATI
TEO-POLİTİK NOTLAR
AKLIN MEKAN İLE İMTİHANI
.
BİNGÖL Egazete
Yazarlar
Önemli Haberler
Anketler
Belediye'ye devredilen askeri alana ne yapılsın ?
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Medipol Başakşehir
38
0
2
5
11
18
2
Galatasaray
32
0
4
5
9
18
3
Yeni Malatyaspor
32
0
4
5
9
18
4
Kasımpaşa
29
0
6
2
9
17
5
Trabzonspor
29
0
5
5
8
18
6
Beşiktaş
29
0
5
5
8
18
7
Atiker Konyaspor
28
0
4
7
7
18
8
Antalyaspor
28
0
6
4
8
18
9
Sivasspor
24
0
6
6
6
18
10
Göztepe
22
0
10
1
7
18
11
Bursaspor
21
0
4
9
4
17
12
Alanyaspor
21
0
9
3
6
18
13
Kayserispor
20
0
8
5
5
18
14
MKE Ankaragücü
20
0
10
2
6
18
15
Akhisarspor
17
0
9
5
4
18
16
BB Erzurumspor
16
0
8
7
3
18
17
Fenerbahçe
16
0
7
7
3
17
18
Çaykur Rizespor
12
0
7
9
1
17
Arşiv