Yazı Detayı
24 Ağustos 2017 - Perşembe 15:09 Bu yazı 511 kez okundu
 
ŞİİRİN GÜNCESİ -5- ‘SEMUD’
Yusuf ALİOĞLU
aburtaskiray@gmail.com
 
 

Şahmerdanlar gömmektedir şimdi

Aşkımızın göğsüne

Yadırgı hüzünleri

Kaypak bir çamur olan mayamız

Kinle bereketlenmektedir.

 

Uyuyan bebekleriyle

Üşüyen köpeklerini bir yana bırakıp

Bir sabah vakti dudaklarımda

Direnmiş yüreklerin isyanını taşıyan keskin bir ıslık

Ellerim ceplerimde

Bu şehri yerle bir edersem

Bana deli

Bana çılgın diyecekler biliyorum.

 

Gönlümü

Âsi bir tohuma gizleyerek toprağa gömüyorum

Bu şehr ki amansız

Göğünü bile çekti üzerimden

Dörtnal koşan ayaklarına şiirimin

Bukağılar vurdu.

 

Yürütünce fillerini zarif ve soylu

Arab atlarının üzerine

Ebabil kuşları uçuruyor bir adam

Gözünün bebeğinde.

 

Bilinmez mi ki elimiz değdiğinde buz gibi pınarların

Köze kestiği

Yürüdüğümüzde dağların yok olduğu

Öfkeyle bıraktığımız soluğun

Nice görkemli taş tapınakları

Yerle bir ettiği

Bilinmez mi?

 

Ahdimi kavruk ağaçlara

Kanadı kırık kuşlara

Yivleri aşınmış bir tabancaya

Bir de yetim çocuklara

Utancından küçülüvermiş haritalara

Yani

Onurlu yorumlayıcılara

Bırakıyorum.

 

Ben ki saçına çokça aklar berkitilmiş bir Semud’um

Ağlamak için başına uygun duvarlar arayan

Unutulmuş çiçekleri tozlu raflar arasından

El değmemiş kitaplardan

Yüreği üzre koyup örselemeden çıkaran

Her kelimeyi

Gereği üzre akıp giden hayata uygulayan

Karanlık kuyulara sarkıtılmış bir Semud’um.

 

Şimdi

Ölümden arta kalmış acılar yazılıyor

Bizim alnımıza

Tasdikli mühürlü kağıtlarımıza.

 

Güneş döner

Ay peşimizde vay gülüm

Bu sürgün adamlar sığmaz dünyaya.

 

Ve korku içimizde

Uzanıp yatmış köpek

Anten olmuş her sese

Kulak kabartmış köpek.

Biliyorum

Biliyorum bir oda gibi coğrafya atlasına

Sınırları kanla değil kalemle çizilmiş bir ülkeyi

Bankalar, bankerler, tröstler, tecim evleri

Kravatlı, rüzgarsız saçları, boyalı potinleri

Yüzleri kara bir gecede ışıldayan faiz hadleri

Cepleri teberru çekleri, piyango biletleri

Evleri tıka basa ölü çocuk kemikleri

Yanmış genç bedenleri

Acıyla yok edilmiş adam iskeletleri

Biliyorum

Basarak kan deryasına yürüyor onlar

Ve ayaklarının altı lekesizdir, biliyorum.

 

Biliyorum ana biliyorum

Bedenimde bu zulüm

Kara geceyi canlı bir örtü gibi düşlerimize saran

Berrak sulara bir damla kan olup yayılan günlerde eriyorum

Sabır sayfaları okunup üflenmiş yüreğime

Ben ki korkulara efsun

Akrep topraklara bereyim

Avucuma yılan kavisler sürerdin de

Saçıma ki ana deli çırpınmalar eklerdin.

 

Savruk yapraklar ağlıyor güzün kararttığı suyumuzda

Sarı ve kavruk

Yanık yanaklarımızı sürüyoruz toprağın

Serin

Ve diri yüzüne.

Ben şiirini söylemedim daha

Dıştan durgun ve sessiz

İçten içe lavlarını kaynatan bir yanardağın

Yuvası dağıtılmış kartalların

Ve gözlerine

Sonsuz hüzünlerin mili çekilmiş çocukların

Şiirini söylemedim daha.

 

Vurulduğu gece

Toprağa düştüğü yere

Taşlardan bir kin anıtı olarak

‘düşek’ler yapılmamış

Kanlısı kargışlanmamış

Ve ölümün ter ü taze gözlerinin

Tek renkli bir nakış olarak

İşlendiği gömleğine

İncecik kadın yüreklerle

Evlâd, iyâl

Ana, bacı seslerle

İlençlerle ağlanmamış

Kimsiz, kimsesiz bir ölü gibi yatırılıp

Unutulan yüreğim hey

Şiirini söylemedim daha.

Ben kendimi sokaklara karşı denemedim

Üstümden Çekilirken boz bulanık sel suları

Önce hüznü belledim

Ve su verilmiş çeliklerden

Sabrı bilendim

Birçok harfi sağır olan alfabeden

Karanlığın buzul topraklarında

Bir kar çiçeği gibi

Göğermeyi öğrendim

 Ben kendimi sokaklara karşı denemedim.

 

Onlar hep benziyor birbirilerine

Kendini dinleyen bir böcek gibi duyargalarını

İçlerine çevirdiklerinde

Zalimdir, gururludur, yeryüzü titrer yürüdüklerinde

Bilirler her şeyi, bakışları keskindir de

Bir ağır makineli saniyede kaç mermi atar

Bir çırpıda söylerler de…

Yeni açmış bir çiçeğe eğilen adam

Zindana atıldığında da Fatiha okur

Bu bir…

Kısık gözlerini geceye dikmiş birisi

Sarıklı, cübbeli, sakallı bir gizli kimlik taşımıştır

Ve bir kaya kütlesi oluncaya kadar

Dağlara bakmamaya yemin etmiştir

Bu iki…

Sonbahara direnmiş

Kışı göğüslemiş ağaçlar

İllâ da ilkbahara patlatacaktır domurcuklarını

Ve yaz hasat ver mevsimidir

Bu üç.

Bilmedikleridir

Ve onlar

Hep birbirine benzemektedir.

Daneleyin ekilmezsem vay beni

Gök tırpanla biçilmezsem vay beni

Senin içün dâre çekilmezsem vay beni

Ey bu harfi yüreğime ilikleyen

Ayetini buğdayıma çizen yar

Uzun nefeslerle düşünmekten sakınan bir güneş

Minicik serçelerin yumulmaz gözlerine gizlenerek

Bir çırpıda çakılıyor arza

Ben o zaman

Elimi kaldırıp

El yordamıyla

Gözü bağlı

Tetiğe dokunuyorum

Yaşamanın sivri yanları çakılıyor göğsüme

İnsanlar kayıp gidiyor tırnaklarımın arasından

Göğsümde kargılarını unutuyorlar.

Ben yine

Onikiden vuruyorum

Atlayıp üstüne şavkı vuran sözcüklerin

Gümüş sağrılı küheylanı

Yormadan

Dörtnal

Koşturuyorum

Ben

Akkor demirlerle ağlamak köprülerini dağlayan cerrah

Kanayan bir yaraya naralar çiçeklendiren

Yitik çocukların rahmi sıla közlerine bastığı

Bu umut merhemini

Kararan göğe

Düşen yaprağa

Hasretinden çatlamış toprağa sürüyorum.

 

......................................

 

                                                                                                       Cumali Ünaldı Hasannebioğlu,  1981

                                                                                                             (Murat Kapkıner kıraatı ile)

                                                                                                         ---yirmisekiz yıllık baygın tohum---

 
Etiketler: ŞİİRİN, GÜNCESİ, -5-, ‘SEMUD’,
Yorumlar
Diğer Yazılar
ŞİİRİN GÜNCESİ -7- 'SULTAN'
BAUMAN’IN ‘AKIŞKAN DÜNYA’SI
Kaç Engerek soyundan, Sığın Aydınlığın Rabbine
ZAMANA DÜŞEN BİLİNÇ SAHNELERİ
FİKRETMENİN KARAKTERİ
ŞİİRİN GÜNCESİ -6- ‘SÜRGÜN ÜLKEDEN BAŞKENTLER BAŞKENTİNE’
BENDEKİ NOTLAR -8-
KARANLIĞIN KÜLTÜRÜ
MÜNACAT
KARTEZYEN BİLİMDEN SİSTEMLER YAKLAŞIMINA
YAŞAMIN ANLAMINA DAİR BİR GÜZELLEME
AKIL, DÜŞÜNME VE BİLGİ
NE YAPMALI?
Aytmatov’dan Bir Nefes: ‘Gün Olur Asra Bedel’
'İslam Deklarasyonu': Yeniden İman Çağrısı
Medya ve Yeni Bir Dil Sorumluluğu
POST MODERN TÜKENİŞ
BAŞKALARININ AŞKIYLA BAŞLIYOR HAYATIMIZ
Kir Tortuları
YIKIN EFENDİLER YIKIN!..
1950-60 ARASINDA BİNGÖL’DE SİYASAL HAYAT
Şiirin Güncesi -4- 'ÇAĞDAŞLAR İÇİN'
BENDEKİ NOTLAR -7-
Akif Emre ve 'Göstergeler'
Çok Partili Hayat ve İlk Muhalefet: Milli Kalkınma Partisi
ŞİİRİN GÜNCESİ -3- ‘SUYU ANDIK VE ÇOCUKLAR SUYA GİRDİ’
İHTİLAF VE TEFRİKA KARŞISINDA BİLGELİK
İNSANA DAİR -1-
BENDEKİ NOTLAR -6-
ŞİİRİN GÜNCESİ -2- ‘KARDEŞİME MEKTUP’
BENDEKİ NOTLAR -5-
RUHUN ‘ÖZGÜR’ HALİ
ŞİİR’İN GÜNCESİ -1- ‘GECE’
BATI DÜŞÜNCESİNİN KIRILMA ANLARI
SCHOPENHAUER AYNASINDA FATMA ALİYE SURETİ
DÜŞÜNMEK KADAR ASİL
KARTEZYEN DİNDARLIK
BENDEKİ NOTLAR -4-
SEYYİD KUTUB YORGUNLUĞU (MU?)
YARGI DEĞİL İSTİKAMET
MUHATAPLARA BEYANIMDIR İNSAN KALBİYLE DÜŞÜNÜR
BENDEKİ NOTLAR -3-
SÖYLE MARGOS NERELİSEN?
SELAM OLSUN ÜÇÜNCÜ YOLA
SİSTEM VE UYGULAYICILAR
YERLERİN ÖĞRETMENİ, GÖKLERİN ÖĞRENCİSİ: ALİYA
EVRENSEL OLAN NEDİR/KİMDİR?
VARLIK, AKIL, ADALET, EYLEM, SÜKUN VE RÜCU
Hüznün Zaman Sarkacı: Eylül
BENDEKİ NOTLAR -2-
BENDEKİ NOTLAR -1-
HAYDİN FELAHA
Çocuk ve Merhamet
SÜKUT MAKAMINDAN KLAS MEKTUPLAR
YAŞAM BİLGELİĞİ YA DA MUTLULUK ÖĞRETİSİ
BAUDRİLLARD: RADİKAL DUYARLILIK
TARKOVSKY VE SİNEMA SANATI
TEO-POLİTİK NOTLAR
AKLIN MEKAN İLE İMTİHANI
.
BİNGÖL Egazete
Yazarlar
Önemli Haberler
Anketler
Belediye'ye devredilen askeri alana ne yapılsın ?
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Galatasaray
75
0
7
3
24
34
2
Fenerbahçe
72
0
4
9
21
34
3
Medipol Başakşehir
72
0
6
6
22
34
4
Beşiktaş
71
0
5
8
21
34
5
Trabzonspor
55
0
9
10
15
34
6
Göztepe
49
0
11
10
13
34
7
Demir Grup Sivasspor
49
0
13
7
14
34
8
Kasımpaşa
46
0
14
7
13
34
9
Kayserispor
44
0
14
8
12
34
10
Evkur Yeni Malatyaspor
43
0
13
10
11
34
11
Teleset Mob. Akhisarspor
42
0
14
9
11
34
12
Aytemiz Alanyaspor
40
0
16
7
11
34
13
Bursaspor
39
0
17
6
11
34
14
Antalyaspor
38
0
16
8
10
34
15
Atiker Konyaspor
36
0
16
9
9
34
16
Osmanlıspor FK
33
0
17
9
8
34
17
Gençlerbirliği
33
0
17
9
8
34
18
Kardemir Karabükspor
12
0
28
3
3
34
Arşiv