Yazı Detayı
05 Eylül 2019 - Perşembe 14:55 Bu yazı 781 kez okundu
 
Sükut Üzere Bir İsyan Çağıltısı
Yusuf ALİOĞLU
 
 

           Sol elinin başparmağı ve işaret parmağı ile kavisli derin çizgilerin giderek belirginleştiği alnında tuttuğu gözlüklerinin altından göz kapaklarını ovuşturup durdu.

 

            Kızarmış gözlerinde biriken karanlığın pelteleşen renk tonları arasında, turuncudan siyaha kaçışı imleyen silüetler bulup ruhuna tebessümler gönderen izlekler yakaladı.

 

            Hızla akıp giden gölgelerin her defasında bir yanımızı da sürükleyip götürdüğünü düşündüğü zamandan beridir tutuşup sönen ve tekrar tutuşan melankolik resimleri çerçeveletip gökyüzü derinliklerine çivileme arzusu karşı konulmaz bir istence dönüşmüştü.

 

            Kelimelerin giderek oksitlendiğini ve cümlelerin yerçekimine karşı tükendiğini gözledikçe metaforik çeşitlemelerin karşı konulmaz ‘var olma hakkı’nı birilerinin haykırması gerektiğine dair kanaati, sanal dünya çöplüğünde metan gazı biriktikçe daha bir pekişiyordu.

 

            Güneşin merhamet yüklü sımsıcak kavrayışından aslan görmüş yaban eşeği gibi kaçan popüler mantalitenin kıvrımlarında biriken kir tortularının etrafa yaydığı ağır kokuları görmezden gelemez,  ‘adam aldırmada geç git! , diyemez aldırırdı.’

 

            Rahmet sağanaklarının sayısız hayat öpücüğü kondurduğu uzak okyanusların maviliklerinden, Himalayaların koyu yeşil yosunlarla kaplı kayalıklarına, halı gibi sürülmüş rengarenk lale tarlalarına ve yılkı atlarının altın sarısı yeleleri ile uçmaya vardığı sahil şeritlerine bir muştunun gür sesi olmaksızın duramaz; güçsüz erkekler, yaşlılar, kadınlar ve çocuklar için hakikatin ve adaletin koruyucusu ve destekçisi olurdu.

 

            Gecenin ipek işlemeli kapkara örtüleri ile bin bir heyecanın karanlık içre aydınlıkları temaşa ettiği zamanlarına ve gündüzün ay yankısından mülhem sedef kakmalı gerdanları coğrafyamızın boynuna geçirdiklerine, muhterem yaygılara ve aziz sergilere, körelen, sağırlaşan, kalbi sağırlaşan her duruşa sessiz kalamaz, avazı çıktığınca enfüsi ve afaki mesajları tanıklığa çağırırdı.

 

            ‘Her biri muhkem birer kale olan dağlar ve kandil misali ufkumuzu aydınlatan yıldızlar arasından avm’lerin çektiği kızaklarla bir o gezegene bir bu gezegene çarparak yol alan ve yörüngesinden çıkmış bir uzay mekiği misali serseri mayınlara yoldaş olan gösteri toplumunun kimlik bunalımına seyirci kalamam’ dedi.

 

            Zamanın başlangıç noktasına uzanan yorgun bakışları ile adeta yüzyılları yokladı. Sonra yekindi, her hamlesinde hamra mesafeler içer, mufassal kıtalar aşar gibiydi. Kucağında uyuyan kitap yavrularını, düşünce senfonisini bozmadan usulca ve hürmetle raflardaki makamlarına bıraktı.

 

            Boz bulanık sulardan geçti; kasvetli dehlizleri, sarp yokuşları, dikenli telleri aştı. Çıplak duvarların, kusmuğa dönmüş betonların ve şehir lağımlarına açılan sentetik boyaların karşısına dikildi.

 

            Baştan aşağıya hürdü şimdi. Uçmağa varmış gibiydi. Tatmin olmuş nefis gibiydi. Bir ayağı maverada diğeri va’d olunan topraklardaydı sanki.

 

            Yutkundu, ama gözlerini kırpmadı. Sakındı, ama adımlarını esirgemedi. Gözbebeklerinde büyüyen uzun menzilli ve geniş spektrumlu harflere harp düzeni aldırdı.

 

            ‘Sen yanmazsan, ben yanmazsam, biz yanmazsak’ dedi sonra ve berrak bir suyun erişilmez bir hızla gözeneklerini doldurduğu tertemiz topraklara uyanan yayla çiçeklerine eğildi.

 

            Kulağını yalayan seher ıslığına devrimci notalarla düet yaparak sessiz ve ağır külçelerin atom altı parçacıklarına nişan aldı.

 

            Firavunlara direndikçe insanlık nimetinden daha fazla rızıklanacaktı. Nemrutlardan beraatini haykırdıkça kin ve nefretin ilmiklediği çamurumsu derinliklerden kestane kızılına, zümrütten bahar sabahlarına, bilgelik teri ile yoğrulmuş ve yed-i beyza ile dikilmiş bembeyaz özgürlük anıtlarına dönüşecekti.

 

            Tavizsiz düşüncelerini gururla sıvazladı. Kapılarını siyaset şeytanlarına kapadı, üstüne de nano teknoloji kilitleri vurdu. Kendi kozmik evreninde saflığı, masumiyeti besledi. Direnç kubbeleri altında diriliş şiirleri okudu, ruhunu savaş risaleleri ile eğitti.

 

            Şehirlerin ışık kirliliği yapan hissiz direklerine bakındı. Ampuller aydınlatmıyor da aç kurtlar misali uluyordu sanki.

 

            Terleyen avuç içlerini bir kapitalistin paçavralarına sürterek kuruladı. Parmağını sakin hamlelerle tetiğe sürükledi. Genişleyen burun deliklerinden hızlıca soludukça dünya buğulu bir gezegene dönüşüyordu. Ve buğunun üzerine Latince harflerden kaderine dair yakarış kıvılcımları döktü. Çeliğe su verircesine inançla, kaynamış madenlerde kaybolurcasına şevkle soludu durdu.

 

            Omuzlarına gömdüğü başını konuşlanmış bir füze rampası gibi önce yükseklere kaldırdı sonra da sağa sola çevirdi. Yüzünde Van Gogh fırçasından çıkmış isyan fırtınalarının devrim hatları, inkılap koordinatları vardı. Taradı ateşi, suyu, havayı ve toprağı ve ‘Kahrolsun kahrolması gerekenler’ diyerek yürüdü Tur-u Sina merdivenlerini üçer beşer.

 

            Ruhunun derinliklerindeki parlak renklerin ve cesur sözlerin izzeti ile modernite kafesine hapsolunmuş ölü canlara hayat veren kelimeler saçtı. Avuç avuç sözler, istiaze ile demetlenmiş satırlar ve besmele ile destelenmiş dizelerle dokundu çeliğin serin yüzüne ve kasıp kavurdu Karun’un buğzunu, hazinelerini ve manga manga anahtarlarını.

 

            İrade çalan, tercih satan çıngıraklı sesleri bir bir not etti Kiramen Katibin ile birlikte.       

 

            Ve sonra bir makinalı gibi saydı dağlara taşlara. Tröstlere, kartellere, beynel milel şirketlere, ulus devletlere. Mengeneye alınmış mor yüreklere, ızdırap içindeki talihsiz kaderlere ve her kırışığı sorulacak bir hesabın çetelesi olan alın coğrafyalarına.

 

            Yabancılaşmayı, köksüzleşmeyi, kimliksizleşmeyi, kişiliksizleşmeyi, mankurtlaşmayı, köleleşmeyi, eşekleşmeyi, simülasyon cephanelerini, ideolojik aygıtları, yozlaştıran iktidar araçlarını, ötekileştirmeyi, ayrımcılığı, faşizmin modern kulelerini birer birer dövdü…

 

            Kadifemsi bir seherin berraklığında meşe ağaçlarının yapraklarında biriken gümüş ışıkları eşliğinde asuman kadar geniş nehirlerden denizlere aktı. Samanyoluna bakıp istikamet çizdi. Ebediyet kokusu yayılmıştı tüm bedenine.

 

            Yeşeren ağaçlar, müşfik gölgeler eğiliyordu üzerine. Dünya onunla dönüyor, pembe tomurcuklar onunla patlıyordu. Rüzgar köpük köpük söğütleri okşuyor, sıcacık bir meltem göğsündeki iniş çıkışları besliyordu…

 
Etiketler: Sükut, Üzere, Bir, İsyan, Çağıltısı,
Yorumlar
Diğer Yazılar
ŞİİRİN GÜNCESİ -8- "Kaybola"
Aydınlık ‘Aydın’ Yüzlerle Gelir
Zamanın Ruhuna Antik Çağlardan Bir Nefes Niyetine: ‘Ölüler Kitabı’
‘YENİ TÜRKİYE PARTİSİ’ ve BİNGÖL SERENCAMI
Oyunbozan değilim, oyun bozuk…
1960-70 YILLARINDA BİNGÖL’DE SİYASAL HAYAT
Sanatçı ve Toplum
“Bir İnsanın Kim Olduğunu Güçle İlişkisi Belirler”
'Yazı'yı Denemek
Şehir ve Kent Geriliminde İnsan
Nereden Nereye
Cehaletin Halleri
İLAHLAR ÇOCUKLARIMIZI TÜKETMESİN
GÖSTERİ TOPLUMU
ŞİİRİN GÜNCESİ -7- 'SULTAN'
BAUMAN’IN ‘AKIŞKAN DÜNYA’SI
Kaç Engerek soyundan, Sığın Aydınlığın Rabbine
ZAMANA DÜŞEN BİLİNÇ SAHNELERİ
FİKRETMENİN KARAKTERİ
ŞİİRİN GÜNCESİ -6- ‘SÜRGÜN ÜLKEDEN BAŞKENTLER BAŞKENTİNE’
BENDEKİ NOTLAR -8-
KARANLIĞIN KÜLTÜRÜ
MÜNACAT
KARTEZYEN BİLİMDEN SİSTEMLER YAKLAŞIMINA
YAŞAMIN ANLAMINA DAİR BİR GÜZELLEME
AKIL, DÜŞÜNME VE BİLGİ
NE YAPMALI?
Aytmatov’dan Bir Nefes: ‘Gün Olur Asra Bedel’
'İslam Deklarasyonu': Yeniden İman Çağrısı
Medya ve Yeni Bir Dil Sorumluluğu
ŞİİRİN GÜNCESİ -5- ‘SEMUD’
POST MODERN TÜKENİŞ
BAŞKALARININ AŞKIYLA BAŞLIYOR HAYATIMIZ
Kir Tortuları
YIKIN EFENDİLER YIKIN!..
1950-60 ARASINDA BİNGÖL’DE SİYASAL HAYAT
Şiirin Güncesi -4- 'ÇAĞDAŞLAR İÇİN'
BENDEKİ NOTLAR -7-
Akif Emre ve 'Göstergeler'
Çok Partili Hayat ve İlk Muhalefet: Milli Kalkınma Partisi
ŞİİRİN GÜNCESİ -3- ‘SUYU ANDIK VE ÇOCUKLAR SUYA GİRDİ’
İHTİLAF VE TEFRİKA KARŞISINDA BİLGELİK
İNSANA DAİR -1-
BENDEKİ NOTLAR -6-
ŞİİRİN GÜNCESİ -2- ‘KARDEŞİME MEKTUP’
BENDEKİ NOTLAR -5-
RUHUN ‘ÖZGÜR’ HALİ
ŞİİR’İN GÜNCESİ -1- ‘GECE’
BATI DÜŞÜNCESİNİN KIRILMA ANLARI
SCHOPENHAUER AYNASINDA FATMA ALİYE SURETİ
DÜŞÜNMEK KADAR ASİL
KARTEZYEN DİNDARLIK
BENDEKİ NOTLAR -4-
SEYYİD KUTUB YORGUNLUĞU (MU?)
YARGI DEĞİL İSTİKAMET
MUHATAPLARA BEYANIMDIR İNSAN KALBİYLE DÜŞÜNÜR
BENDEKİ NOTLAR -3-
SÖYLE MARGOS NERELİSEN?
SELAM OLSUN ÜÇÜNCÜ YOLA
SİSTEM VE UYGULAYICILAR
YERLERİN ÖĞRETMENİ, GÖKLERİN ÖĞRENCİSİ: ALİYA
EVRENSEL OLAN NEDİR/KİMDİR?
VARLIK, AKIL, ADALET, EYLEM, SÜKUN VE RÜCU
Hüznün Zaman Sarkacı: Eylül
BENDEKİ NOTLAR -2-
BENDEKİ NOTLAR -1-
HAYDİN FELAHA
Çocuk ve Merhamet
SÜKUT MAKAMINDAN KLAS MEKTUPLAR
YAŞAM BİLGELİĞİ YA DA MUTLULUK ÖĞRETİSİ
BAUDRİLLARD: RADİKAL DUYARLILIK
TARKOVSKY VE SİNEMA SANATI
TEO-POLİTİK NOTLAR
AKLIN MEKAN İLE İMTİHANI
.
BİNGÖL Egazete
Yazarlar
Anketler
Belediye'ye devredilen askeri alana ne yapılsın ?
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Medipol Başakşehir
38
0
2
5
11
18
2
Galatasaray
32
0
4
5
9
18
3
Yeni Malatyaspor
32
0
4
5
9
18
4
Kasımpaşa
29
0
6
2
9
17
5
Trabzonspor
29
0
5
5
8
18
6
Beşiktaş
29
0
5
5
8
18
7
Atiker Konyaspor
28
0
4
7
7
18
8
Antalyaspor
28
0
6
4
8
18
9
Sivasspor
24
0
6
6
6
18
10
Göztepe
22
0
10
1
7
18
11
Bursaspor
21
0
4
9
4
17
12
Alanyaspor
21
0
9
3
6
18
13
Kayserispor
20
0
8
5
5
18
14
MKE Ankaragücü
20
0
10
2
6
18
15
Akhisarspor
17
0
9
5
4
18
16
BB Erzurumspor
16
0
8
7
3
18
17
Fenerbahçe
16
0
7
7
3
17
18
Çaykur Rizespor
12
0
7
9
1
17
Arşiv